13 Mart 2015 Cuma

Raflar Yenileniyor / Mart 2015



 Mart 2015'de gözüme takılanlar ^_^




Gayet basit, Watson" diye başlayan ve Watson'un "tabii ya, bunu ben niye göremedim" diye hayıflanmasıyla sonlanan her bir Sherlock çözümlemesi bize şunu söyler: Sherlock Holmes insan zihninin erişilebilir sınırları içinde işini görmektedir; karakter kurmaca da olsa, zihni mümkün olanı simgeler. Peki ama bizler (yani genel olarak Watsonlar) Holmes'un olağanüstü zihinsel becerilerinden biraz olsun nasiplenemez miyiz? 

Maria Konnikova bunun mümkün olduğunu söylüyor. Örtülü önyargılarımız güçlü ama kırılmaz değil; alışkanlık siperlerimiz sağlam ama yıkılmaz değil. Modern psikoloji ve nörobilim ile ünlü Sherlock vakalarını harmanlayan Mastermind, önce Sherlock'un bu davalarda neyi diğer herkesten farklı yaptığını gösteriyor, sonra bizim de aynı yaklaşımı kullanabilmemiz için zihinsel bir yol haritası sunuyor. Biraz farkındalık ve biraz egzersiz ile Holmes'un alametifarikası olan gözlem, hafıza, yaratıcılık ve tümdengelim gibi meziyetleri nasıl içselleştirebileceğimizi ve bunun sonucunda nasıl algımızı keskinleştirip, yaratıcı yönümüzü parlatabileceğimizi gösteriyor.

Büyük ilgi gören ve 17 dile çevrilen Mastermind, zihnimizi bir üst seviyeye çıkarmak için eşsiz ve en az Sherlock öyküleri kadar sürükleyici bir rehber. 

"Holmes'un bakış açısı ile modern nörobilimin leziz bir birleşimi" 
-New York Times-

"İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyici"
-Brain Picking-

"Kendiniz hakkında ustalaşmanız için heyecan verici bir yolculuk. Rehberiniz Sherlock Holmes."
-Steven Pinker-
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Hem edebiyat dünyamız hem de dünya edebiyatı adına tehlikelerle dolu bir roman!

Dünyayı fethedecek bir kitap yazmak uğruna "Aşk Romanlarının Unutulmaz Yazarı" ile maceraya hazır mısınız? Batılıların hoşlanacağı bir roman konusu bulmaya? Anadolu'yu Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ın izinde uçan halılarla geçmeye? Natalie Portman'dan gelen gizemli mesajları çözmeye? İki ihtiyar gangsterle beraber CIA'den kaçmaya? Havada uçuşan bıçakların hedefi olmaya?
Tuna Kiremitçi'den çılgın bir oryantalizm ve edebiyat komedisi. Bildiğiniz gibi değil!

"Bu roman, hayat hikâyesine hapsolmuş bir yazarın kaçış planı... 
Ve bize şöyle diyor: Eğer başlangıçta yazma nedenin kendinden kurtulmaksa, 
er geç yazdıklarına esir düşersin. Onlardan kaçmak için de… Yazmaya devam edeceksin!"
-Hakan Günday-

"Peşinen söyleyeyim; bir gün bu romanın filmini yaparsam, Turabi'yi bana oynatırım."
-Ahmet Mümtaz Taylan-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bilgi, Mermiden Daha Tehlikelidir

Dünya, uzun bir süredir yetenekli anormaller ile normaller arasındaki mücadeleye sahne olmaktadır. Görkemlilerden oluşan Darwin'in Çocukları adlı terör örgütü devlet tarafından dışlandıklarını ve faşistçe bir yaklaşımla hor görüldüklerini düşünmektedir. Yaşanan haksızlığa dikkat çekmek için ise ülkede günden güne büyüyen bir kaos ortamı yaratarak halkı içsavaşın eşiğine getirirler.Hükümetin bu duruma karşı aldığı önlemler her şeyi daha da içinden çıkılmaz bir hale sokunca, hem bir görkemli hem de Birleşik Devletler başkanının danışmanlarından olan Nick Cooper devreye girmek zorunda kalır, ancak bir içsavaşa engel olmak zannedildiği kadar kolay olmayacaktır.

"Sakey, alengirli bir hikâyeyle hokkabazlık yaparken, bir yandan da söylemek istediklerini oldukça etkili bir üslupla okuyucularına nüfuz ettiriyor."
-Publisher's Weekly-

"Marcus Sakey bir kez daha sizi gözünüzü kırpmadan okuyacağınız, dur durak bilmeyen bir aksiyon yolculuğuna çıkarıyor ."
- Amazon-

"Bu, oldukça karmaşık bir dünya ama Sakey onu öylesine etkileyici bir dille anlatıyor ki hikâyenin içinde adeta kayboluyorsunuz." 
-The Los Angeles Times-

"Dünyaya ve etrafınızdaki insanlara bakış açınızı değiştirecek amansız bir heyecan fırtınası."
- Library Journal-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


"Hayatta kalmak istiyorsan, hislerini işine karıştırmaman gerek"

Eve Duncan, küçük kızı Bonnie'nin öldürülmesinin ardından uzun yıllar matemden çıkamamış, ancak yine de hayata tutunmayı başarmış bir adli tıp heykeltraşıdır. Görevi, kimliği belirsiz kurbanların yüzünü yeniden yaparak kim olduklarını bulmaya yardımcı olmaktır. Jim Doane ise suikastçı olarak Özel Kuvvetler'de görevli oğlu Kevin'ın öldürüldüğüne inanan ve intikam hırsıyla yaşayan bir babadır. Jim, oğlunun etrafında dönen gizemi çözüme kavuşturmayı kafasına koymuştur. Amacına ulaşmak için yapması gereken ilk şey ise Eve'i kaçırmaktır.

Kendini bir anda sıra dışı olayların ortasında bulan Eve hayatında daha önce hiç görmediği bu adam için neden bu kadar önemli biri haline gelmiştir? Ve asıl önemli olan, Eve hayatta kalmayı başarabilecek midir?

"Gerilimin zirveye ulaştığı, temposunu bir an olsun düşürmeyen bu romanın devamını okumak için sabırsızlanacaksınız."
-The Washington Post-

"Johansen'ın, kaleme aldığı hikâyeyi sonuca bağlamaktaki ustalığına hayran kalacaksınız."
-Publishers Weekly-

"Komplolar, şantajlar ve hayatta kalma mücadelesi… Bu kitaptaki gerilimin dozu size tırnaklarınızı yedirtecek cinsten."
-Amazon-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


"Hayat bir oyundur ve bazen kazananı bir tesadüf belirler."

Adım Stephanie Plum. Evet, ben o meşhur kefalet memuruyum. Ardımda iki kızgın adam ve çözülememiş gizemli bir vaka bırakarak Hawaii tatilinden dönüyorum. Ama tüm dünya biliyor ki ben bir bela mıknatısıyım ve bu yolculuğu da sorunsuz atlatmam pek mümkün değildi. Çantamda Tom Cruise'a mı yoksa Ashton Kutcher'a mı daha çok benzediğini tam çıkaramadığım bir adamın fotoğrafını buldum. Dananın kuyruğu da tam burada koptu zaten. Bu fotoğraf yüzünden peşime takılanların haddi hesabı yok. 

Bir taraftan da içtiği aşk iksiri yüzünden yakaladığımız kapkaççıya âşık olan Lula ve beni sürekli evlendirmeye çalışan ailemle baş etmem gerekiyor. Hayatımdaki erkekler arasında hâlâ bir seçim yapamamış olmamı saymıyorum bile.Kısacası macera devam ediyor ve bu hikâyenin adı geçen ünlülerle hiçbir ilgisi yok. Gerçekten.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

"Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!" 
-S.J. Watson-

"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u." -Terry Hayes-

"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman." 
-Lisa Gardner-

"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!" 
-Publishers Weekly-

"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar." -Kirkus-

"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor." 
-Entertainment Weekly-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


"Bütün yollar Gormenghasta çıkar."

Gormenghast serisinin ikinci kitabının adı da Gormenghast, çünkü bu kitabın başrolünde bir şato var. İçinde entrikaların kol gezdiği, karanlık labirentlerinde ölümcül takiplerin yer aldığı ve cinayetlerin işlendiği tekinsiz diyarın, Gormenghastın öyküsü bu. Aynı zamanda Gormenghast kontu Titusın büyüme öyküsü ve serinin ilk romanından tanıdığımız kurnaz ve kötücül anti-kahraman Steerpikeın yükseliş ve düşüş öyküsüne de sahne olan kitap, herhangi bir edebi türe sokulması zor olan, Mervyn Peakein benzersiz dili ve üslubuyla edebiyat tarihinde kendine has bir yer edinmiş bir başyapıt. Gotik edebiyatın rahatsız edici atmosferinin klasik edebiyatın derin karakter inşasıyla birleştiği bu kitabı okurken, Gormenghastın yağmuruyla ıslanacak, duvarları arasında tıpkı Titus gibi kapana kısılacak ve o duvarların ötesine yapılacak bir yolculuğa hazırlanacaksınız. Dost Körpenin Türkçeye çevirdiği Gormenghast, daha önce başrollerinde Jonathan Rhys Meyers ile Christopher Leenin yer aldığı bir televizyon dizisi olarak da karşımıza çıkmıştı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Uzun boylu, en azından bir seksen olmalı. Alnına düşen kum rengi saçları onu daha da cazibeli kılıyor… Tişörtünün üstünde "Kankam Nietzsche'dir" yazıyor. Bu Matt'ti... Julie'den hoşlanıyordu. Bir de Finn var; Julie'nin âşık olduğu. Karmaşık mı? Tuhaf mı? Kesinlikle öyle.

Boston'a okumak için gelen Julie Seagle, hayatının böylesine altüst olacağını bilemezdi. Her şey onun için tam bir hayal kırıklığı olmuştu; dolandırılmış, ortada kalakalmıştı. Bu zor durumda sığınabileceği bir yer ararken yardımına Watkins ailesi yetişir. Ne var ki Julie, sığındığı bu ailenin biraz tuhaf olduğunu ve büyük sırlar taşıdığını düşünmeye başlar. Genç kadın, burada kalıp kalmaması gerektiğine karar vermeye çalışırken, ansızın kapısını çalan duygu onu şaşkına çevirir.

Bu aşktır; virajlı, engebeli ve heyecanlı bir yolculuk… Ve böylesi bir yolculukta kimsenin yara almadan kurtulması mümkün değildir.

"Bugüne dek okuduğum en iyi kitap... Sayısız kitap okudum ama bunun gibisini asla. Gülmekten gözlerimden yaşlar geldi. Komik, hüzünlü, romantik, sözün kısası harika."
-ComaCalm's Corner-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Çalışanlarından birinin şirket sırlarını rakip firmalara sattığından şüphelenen bir borsa aracısı tarafından tutulan Dedektif Remzi Ünal, aslında başka bir amaca hizmet ettiğini düşünmektedir. Çünkü şüphelenilen eleman olağanüstü derecede güzel bir kadındır ve patron da mutsuz evliliğinden mustarip yalnız bir adam. Dedektifimiz o kendine özgü "şartları" kabul edilir edilmez kadını takibe koyulur. Sabahın erken saatlerinde köpeğini gezdirmeye çıkan şüphelinin ardına düştüğünde, aslında onu başkalarının da izlediğini fark eder. Ancak onların amacının ne olduğunu anlamasına fırsat kalmadan alacakaranlığı yırtan silah sesleriyle birlikte kendini kanlı bir maceranın içinde bulur. Bin Lotluk Ceset size entrikalar ve yalanlarla dolu bir dünyanın kapılarını açacak.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Büyücü Leon Bredov işlemediği bir suç yüzünden kasvetli ve karanlık bir yer olan Dışlanmışlar Tepesi'nde yaşamaya mahkûm edildiğinde hayatının böylesine altüst olacağını bilemezdi. Kendisiyle birlikte tüm ailesinin, soğuk rüzgârların estiği bu yağmurlu tepelerde yaşaması korkunç bir karardı. Bredov ailesinin buradan kurtulmasının tek bir yolu vardı; kendilerine sunulan inanılmaz teklifi kabul etmeleri... Yapacakları şey, yasak bölgeye kaçmaktı; ama gerçekten hayati bir sorun vardı. Burası kendilerinden tamamen farklı varlıkların yaşadığı bir yer, insan diyarı Hexil'di... Sihir ve gerçeğin buluştuğu, macera ve arkadaşlığın hüküm sürdüğü Hexil'de soluk soluğa dakikalar sizleri bekliyor!

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Tamsyn Thorne beş senedir doğup büyüdüğü kasabadan uzaktadır. Ama şimdi erkek kardeşi Ruan'ın düğününe katılmamak için geçerli bir nedeni yoktur. Poldore'a ayak basar basmaz sürprizler peşini bırakmaz. Şiddetli bir fırtına ile birlikte tüm kasaba sular altında kalır. Dahası, hiç ummadığı bir anda aşk ona "merhaba" der. Agnostik bir moda tasarımcısı ile bir papazın çelişkilerle dolu aşkını anlatan romantik, hareketli, sıcacık bir hikâye.

"Aşk romanlarının kraliçesi!... "
-The Sun on Sunday-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Gizemli, erotik, umursamaz, takıntılı ve karanlık... Gençlik çağının kaçınılmaz ve aykırı dersler veren sayısız vakasını, neşeli havasını, korkularını ve çarpıklıklarını iliklerinize kadar hissedeceğiniz gerçekçi bir roman var karşınızda. Yazar Megan Abbott gündelik olayların olumsuz yanlarını ve hepimize tanıdık gelse de aslında bilmediğimiz gerçekleri ortaya koyarak zarif ve büyüleyici bir ders veriyor.

"Liseli kızların arasında sürüp giden güç mücadelesine tanık oluyorsunuz. Üstelik bunlar herhangi bir kız grubu değil; amigo kızların kendilerine özgü, hırçın ilişkilerini bedeli ne olursa olsun koruduklarını gösteriyor. Karanlık ve çarpık bir aşk öyküsü de son sayfayı çevirdikten sonra bile hâlâ kulağınızda dolaşan zengin fısıltılarla anlatılıyor. - Chevy Stevens, Still Missing ve Never Knowing'in yazarı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Silahla oyun olmaz!

Başkalarının hayatını değiştirmekten mustarip Dedektif Remzi Ünal, bundan böyle üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokmamaya karar vermiştir. Aldığı iş her ne ise yalnızca onu yapacak, daha fazlasına karışmayacaktır. Bir akşamüzeri, başının belada olduğunu söyleyerek kendisinden yardım isteyen tiyatrocu bir genç kızı arabasına alır, ancak aldığı karar gereği bu isteği geri çevirir. Arabadan aceleyle inerek şehrin karanlık sokaklarına karışan kızın o gece bir cinayete kurban gittiğini öğrendiğinde ise hiçbir şey yapmamanın doğru olmadığına kanaat getirerek cinayeti çözmek için işe koyulur.

Rol Çalan Ceset'te Remzi Ünal'ı bu kez kendi kendisinin patronu olarak görüyoruz. Alışılmış bütün polisiye kalıplarını yıkan bu romandan büyük bir keyif alacaksınız. 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Can, Aslı'dan önce cehennemdeydi...
Aslı'dan sonra yine cehennemde...
Dengesiz Bir Adamın Anatomisi
Onlar büyük bir rastlantıyla tanıştılar ve
sonrasını küçük mucizelere bıraktılar...
Ama büyük bir engel vardı, Aslı'nın
bir türlü anlayamadığı...
İlişkilerindeki denge, yıkıcı bir
dengesizliğe sürüklendi.
Ama sizce de, aşk bir dengesizlik hali
değil mi?
Aşk, büyük bir kaosta savrulmaktan
korkmamak değil mi?
Aşk, her şeye değmez mi?

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bir akşamüzeri Amerikanın isimsiz bir şehrinde aniden meydana gelen deprem yüzünden birbirinden tamamen farklı dokuz yabancı, bir pasaport ve vize ofisinde mahsur kalır. Yanlarında çok az miktarda yiyecek vardır ve bulundukları yer su almaya başlamıştır, üstelik hiçbir çıkış yolu yoktur. Kapana kısılan bu dokuz kişi için psikolojik stres katlanamayacakları bir noktaya gelir. İşte o anda aralarındaki yüksek lisans öğrencisi herkesin kendi hayatından bir hikâyeyi, daha önce kimseyle paylaşmadıkları "müthiş bir şeyi" paylaşmasını ister. Verdikleri ölüm kalım savaşının baskısı altında bile olsa romantizm, evlilik, aile, siyasi görüş değişikliği ve kendini keşfetmeyle ilgili şaşırtıcı hikâyelerini anlatır hepsi. Bu roman, hikâyelerin üstün gücü için âdeta bir kanıt niteliğinde. 

"İnsanlığın en ince noktalarına değinen tutkulu bir kitap." 
-Texas Monthly-

"Geç saate kadar uyanıktım. Bir oturuşta tamamını okudum, çünkü insanı içine çekip götüren bir kitap. Divakaruni karakter oluşturma konusunda usta… Büyük bir sevgiyle tanımladığı güzellik salonunda olmak istedim. Böylesi bir incelikle betimlediği yiyecekleri tatmak istedim." Louise Erdrich

"Müthiş Bir Şey, güçlü ve güzel yazılmış bir kitap. Bayıldım." 
-Lisa See-

"Müthiş Bir Şey, karakterleri ayıran duvarları ve kültürleri yıkıyor. Tek bir odadaki sesler korosuna ne dayanabilir?" 
-Jhumpa Lahiri-

"Akıllardan çıkmayacak güzellikte." 
-Houston Chronicle-

"Sürükleyici bir roman."
- Washington Post-

"Mücevher değerinde bir hikâye." 
-Abraham Verghese-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Dikenlikler Prensinden Sakının Dokuz yaşında annesinin ve kardeşinin gözleri önünde öldürülmelerini izledi. On üç yaşında kana susamış bir haydut çetesinin başındaydı. Prens Honorous Jorg Ancrath'ın sırt çevirdiği şehre dönme vakti gelmiştir. Kont Renar'ın annesini ve kardeşini öldürmesini dikenliklerde kapana kısılmış bir şekilde izlediği günden beri intikam ateşiyle yanmaktadır. Hayat ve ölüm onun için bir oyundan ibarettir ve kaybedecek hiçbir şeyi yoktur. Ancak babasının hisarında onu başka bir ihanet beklemektedir. Kalleşlik ve kara büyü. İradesi ne kadar güçlü olursa olsun, genç bir adam hayal bile edemediği kadar güçlü düşmanlarını alt edebilir mi?

"Kesinlikle afallatıcı... ağzınız açık kalıyor." 
-Robin Hobb-

"Etkili, soğuk bir hançer darbesi gibi bir intikam romanı. Lawrence ilk kitabında okuyucuyu soluk soluğa bırakıyor." 
-Robert V. S. Redick-

"Bu kitap muhteşem." 
-Galaxy Book Reviews-

"Ölümcül, cesur bir fantastik roman." 
-Publishers Weekly-

"Lawrence sürükleyici fantastik romanlarda çıtayı yükseltti. Bu yıl okuduğum en iyi kitap." 
-Peter V. Brett-

"Dikenlikler Prensi, bilindik Ortaçağvari fantastik üçlemeler geleneğini altüst etmeye kararlı bir yazarın eseri." 
-Locus-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Düşmanına Âşık Bir Prenses, Yıkımların Ve Büyük Kayıpların Yaşandığı Bir Savaş Dönüşü Olmayan Yolların Ve Bir İhanetin Hikâyesi… 

Âşık olmaması gereken birine bağlanan Hytanica Kraliçesi Alera, kalbini ele geçiren Narian'ı unutmak zorundadır. Çünkü Narian'ın kaderinde, güçlü büyü ustası Ulubey'in emriyle Hytanica'yı ele geçirmek vardır. Alera onun Hytanica'yı fethedeceğine hiçbir zaman inanmamıştır, ta ki Narian'ın komutasındaki Cokyria birliklerinin saldırısına kadar…

Bir kalbin uğrayabileceği en büyük ihaneti tadan Alera, duygularını bir kenara bırakıp krallığına bu karanlık zamanlarda önderlik etmek zorundadır. Tüm umutların, iradenin ve cesaretin tükendiği bir anda gücünü toplamalı, en karanlık gecenin bile ardında şafağın olduğunu hatırlamalıdır.

"Gençlik edebiyatı, tarihsel kurgu ve fantazya türlerinin hayranları bu muhteşem dünyada geçen hikâyenin devamı için sabırsızlanacaklar."
-RT Book Review-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Acımasız Karanlık Avcı, Ruhunu Sadece Bir Kadının Aşkıyla Geri Kazanabilirdi…

Ölümsüz Viking savaşçısı Wulfun oldukça etkileyici fakat bir o kadar da sinir bozucu bir gücü vardır: Karşısına çıkan herkes beş dakika sonra onu unutmaya mahkûmdur. Karanlık Avcı bu sayede kolaylıkla tek gecelik ilişkiler yaşar ama uzun süreli bir birlikteliğe adım atamaz. Lanetlenmiş ruhunu geri kazanabilmesi içinse gerçek aşkı bulması şarttır.

Sonunda onu hatırlayabilen bir kadınla tanışır: Cassandra. Ancak genç kadın, Wulfun avlamaya yemin ettiği lanetli ırkın son prenseslerinden biridir. Kadim lanetler, kehanetler ve Yunan tanrılarının müdahaleleriyle yüzleşmek zorunda kalacak olan ikilinin artık tek bir amacı vardır: Gerçek aşka ulaşmak.

"Hiç dinmeyen bir heyecan fırtınası."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Peşinizde sürekli sizi ele geçirmeye çalışan birileri varken kime güvenebilirsiniz?

Eve okuldan kaçtığından beri ilk defa huzurla uyuyabilmektedir. Yeni Amerika'daki kadınları bekleyen korkunç kaderden çok uzakta, kendileri için bir cennet sayılan Califia'da yaşamaktadır. Ama bu güvenli hayatın bir bedeli vardır: Sevdiği genci, Caleb'ı, yaralı bir halde Califia'nın girişinde bırakmaya zorlanmıştır. Eve, Caleb'ın başının dertte olduğunu duyunca, onu kurtarmak için tekrar dışarı çıkmaya karar verir ama bunu başaramadan yakalanarak Yeni Amerika'nın başkenti Kum Şehri'ne getirilir. 

Şehrin duvarları arasına hapsolan ve geçmişiyle ilgili şaşırtıcı bir sırrı ortaya çıkaran Eve, Caleb'ın yaşadığını öğrenince onunla olabilmek için hapishaneden kaçmaya çalışır ancak bunun ölümcül bir bedeli olacaktır. Genç kız, sevdiklerini kurtarmak ile Caleb'ı sonsuza kadar kaybetmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.

"Sürükleyici, heyecan uyandıran bir macera ve aşka taptaze bir bakış." 
-Lauren Kate- 

"Düşündürücü, kalp sızlatan ve romantik bir hikâye... Bir solukta okudum." 
-Cynthia Hand-

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Taşrada firari bir psikopat katil, Hâkim'in yatağında kanlı bir kelle, Bavyera'dan İtalya'ya Franz'ın peşini bırakmayan gizemler… 

Yakın zamanda komiserliğe yükselen Franz Eberhofer'in kasabasında hayat olanca sıradanlığıyla akmaktadır. Babasına dayanamayan Franz, büyükannenin yemeklerinde teselli bulmaktadır. Ailenin yeni üyesi Suşi'nin sevimliliği, Leopold'un varlığını biraz olsun katlanılır kılmaktadır. Kasaba sakinleri sıkıcı hayatlarını dedikodularla şenlendirirken Susi de İtalya'da gününü gün etmektedir. 

Ancak bir sabah Franz, Landshut Emniyeti'nden bir telefon alır. On beş yıl hapis cezasına çarptırılan katil Dr. Küstner hapishaneden kaçmıştır. Bu sırada kasabada da olağandışı olaylar meydana gelir: Hâkim Moratschek kimseye kanıtlayamadığı tehdit mesajları alır, baba Eberhofer Rolling Stones dinlemeye başlar, Susi'nin İtalya'da zor günler geçirdiği ortaya çıkar. Peki, Hâkim'in karısıyla birlikte kaplıcada görülen "kuzen" de kimdir ve Franz bütün bu olayları çözerken akli dengesini koruyabilecek midir? 

"Rita Falk, polisiye türünde kaçırılmaması gereken bir cevher." 
-kues.de-

"Rita Falk, taşranın sakin yerler olmadığını Miss Marple aracılığıyla gösteren Agatha Christie'yi bir kez daha haklı çıkarıyor. Absürt polisiye sevenler, başı beladan kurtulmayan bu küçük Bavyera kasabasındaki maceralara karşı koyamayacak." 
-Westdeutsche Zeitung-

"Yalnızca kitabın sonundaki Büyükanne'nin Tarifleri bölümü değil, hikâyenin tamamı leziz. Kahkahalarınıza hâkim olamayacaksınız." 
-Main-Echo-

"Harika bir taşra hikâyesi; Bavyera'da tatile gitmiş gibi hissedeceksiniz." Gong 

"Falk, güldürü ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor." 
-Prinz -

"Muhteşem bir kara mizah eseri." 
-Oberösterreichische Nachrichten-


Sevgiler 

0 yorum:

Yorum Gönder


♥ Yorum yazan elleriniz dert görmesin, sevgiler :)

© 2011 kontesce, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena