12 Aralık 2014 Cuma

Raflar Yenileniyor:Aralık / 2014


Aralık ayında hangi kitaplarla tanışacağız, bakalım :)




Poirot dünyanın en iyi dedektifi olmasıyla övünür ve bunu sık sık yenilemekten büyük zevk duyar. Yıllar öncesine dönüp ona profesyonel meslek yaşamında haklı bir ün kazandıran on sekiz davanın tekrar izini sürmek büyüleyici bir deneyim olacaktır. Mesleğinin ilk yıllarında en akıl almaz ve esrarengiz olayları hemen çözümlemesiyle gurur duyduğu aşikârdır.Yakın dostu Yüzbaşı Hasting'in anlatımıyla hırsızlıktan soyguna, adam kaçırmadan cinayete dek uzanan bu on sekiz olay, bizlere Poirot'nun ünlü "küçük gri hücrelerinin" ne denli güçlü olduklarını gösteriyor. 
"Agatha'nın ilk dönem öykülerinin tadına doyulmuyor."
-Sunday Express-
(Tanıtım Bülteninden)


---------------------------------------------------------------------------------------


Bakalım bu oyunda kim av, kim avcı olacak?

BILL HODGES: emekli polis 

BRADY HARTSFIELD:Bill Hodges'un asla çözemediği cinayetlerin faili. 

Şimdi bir kez daha büyük bir oyunda karşı karşıyalar. Dünyanın en çok satan yazarı Stephen King'den zamana karşı yarışan yüksek gerilimli bir roman. 
(Tanıtım Bülteninden)
--------------------------------------------------------------------------------------------------



Olivia, Foxworth Malikânesi'nde ölümsüz aşkla bezenmiş mutlu bir yaşam süreceğini hayal etmişti. Evlilik çağını çoktan geçmiş olan Olivia, Malcolm Foxworth ile evlendikten sonra Virginia'ya yerleşmişti. Tüm yaşamı boyunca özlemle beklediği aşkı ve mutluluğu, uzun boylu ve yakışıklı kocasıyla paylaşacağını düşünüyordu. Ama kokuşmuş ihtiraslar, tutkulu kıskançlıklar ve karanlık sırlarla dolu gizli odalarıyla ruh karartıcı bu malikâneye adım attığı ilk günden itibaren etrafında kötülükler kol gezmeye başlamıştı. Ve bu kötülükler şimdi çocuklarını da tehdit ediyordu. V.C. Andrews'un bugüne dek milyonları etkisi altına alan Çatı fenomenine siz de katılın.
(Tanıtım Bülteninden)


-----------------------------------------------------------------------------------------------



Nehir Tanrısı ile başlayıp Yedinci Papirüs, Büyücüler Kralı ve 11.Yazıt ile devam eden "Mısır Dizisi" son macerasıyla soluklarınızı kesecek!

Hem firavunun danışmanı hem de onun yetişkin iki kızı Tehuti ve Bekatha'nın koruyucusu olan köle haremağası Taita özgürlüğüne kavuşmuştur ama krallıkta da korkunç bir huzursuzluk hüküm sürmektedir. Antik Mısır'ın ezeli düşmanı kuzeyli kabilelerle savaş halindedirler ve Taita'nın zekice hazırladığı bir planla düşmanlarına karşı büyük bir sefere girişerek onları bozguna uğratmak zorundadırlar. Tabii eğer önlerine çıkan engelleri aşabilirlerse...

Çöl Tanrısı'nda muhteşem maceralar, savaşlar, ihanetler ve aşkların yanında, Nil deltasından Mezopotamya'ya kadar uzanan egzotik bir yolculuğa çıkarak bir kahramanın yükselişine ve bir uygarlığın çöküşüne tanık olacaksınız.

"Hayatımda okuduğum en iyi tarihi roman."
-Stephen King-

"En güzel tarihi romanları Wilbur Smith yazar... Çöl Tanrısı kralların, kölelerin ve bir haremağasının öyküsünü anlatırken, Antik Mısır'ın görkemli yaşamını da gözler önüne seriyor."
-James Rollins, Kemiklerin Haritası yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)


--------------------------------------------------------------------------------------------



Ya bu hayat çok sayıda ihtimalden sadece biriyse?

Alex ve Jenny on altı yaşında iki gençtir. Alex Milano'da, Jenny ise Melbourne'da yaşamaktadır. Son dört yıl boyunca zaman zaman birbirlerini bilinçlerini kaybettikleri anlarda, hiçbir uyarı vermeden gerçekleşen telepatik iletişimleri sırasında görmüşlerdir.

Bu telepatik nöbetlerin birinde buluşmak üzere sözleşen iki genç, aynı gün aynı yerde durmasına rağmen birbirini göremez. Bu, şaşırtıcı bir keşif yapmalarını sağlar: Farklı boyutlarda yaşamaktadırlar. Jenny'nin evreninde Alex bambaşka biridir. Alex'in evreninde ise Jenny altı yaşında ölmüştür. Onlar birbirlerini bulmaya çalışırken Çoklu Evren patlayıp yok olmanın eşiğine gelmiştir ama Jenny ve Alex'in kesinlikle buluşması gerekmektedir çünkü Dünya'nın geleceği buna bağlıdır. Yaklaşmakta olan kaderi yalnızca aşkları değiştirebilecektir…

"Telepati birçok açıdan harika ve başarıyı Açlık Oyunları kadar hak ediyor. Sinematik içeriğe sahip bu eğlenceli kitabı bitirmek için kendinizle yarışacaksınız. Patrignani gençlik edebiyatına yeni bir soluk getirecek."
-Glenn Cooper-
(Tanıtım Bülteninden)


--------------------------------------------------------------------------------------------



Ruh ikizini bulmak ya da bulmamak… İşte bütün mesele bu!

Yere dökülmüş fındıklı kahve birikintisine düşüp sırılsıklam olmak ve -inanmazsınız ama!- yanlış adama sırılsıklam âşık olmak tamamen farklı mevzulardır. Lisesinin en başarılı öğrencilerinden Julia biraz sakardır ama kurallara uymak ve her şeye hazırlıklı olmak konusunda ondan iyisi yoktur. Zaten bu yüzden çantasında bir kalemtıraş ve cebinde de Shakespeare'in -doğal olarak- cep kitabı vardır. Çocukluk aşkı Mark Bixford'ı da aynı nedenle Rİ'si (Ruh İkizi) seçmiştir.

Ancak bu sömestir tatilinde Londra'ya düzenlenen okul gezisinde ezelî düşmanı, sınıfın soytarısı Jason'la eşleştirildiğinde Julia'nın kuralları çorbaya dönecektir. Katıldıkları çılgın bir partiden sonra Julia bilinmeyen bir numaradan romantik mesajlar almaya başlar! Jason, birkaç kuralı yıkmayı kabul ederse ona gizemli talibinin kimliğini öğrenmesinde yardımcı olacağına dair söz verir. Londra'nın tarih ve kültür dolu sokaklarında beyhude (edebiyat sınavında çıkarsa, anlamı: yararsız; boşuna) bir arayışa giriştiklerinde Julia attığı her adımda çok büyük bir sürprize yaklaşacaktır: Gerçek aşka.

"Ayaklarınızı yerden kesecek, tarihle harmanlanmış, sevimli bir aşk hikâyesi arıyorsanız, Ruh Öküzüm'e bayılacaksınız."
-HelloGiggles.com-

"Bu harika kitapla, beklenmedik ilk aşkın heyecanını ve güvensizliklerini keşfe çıkacaksınız."
-School Library Journal-

"Eğlenceli ve karşı konulamaz derecede romantik, yeni bir soluk. RK (Ruh Kitabınız) olacak."
-Sarah Mlynowski-

"Morrill'in ilk kitabı eğlenceli ve zekice."
-Publishers Weekly-

"Londra gezisi, kitabın en eğlenceli kısmı… Trajedisi ise bütün gelgitleri ve zamansız gerçekçiliğiyle romantizminde saklı."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)


------------------------------------------------------------------------------------------------



Annabelle'in bir türlü sonuca bağlayamadığı işleri, bozduğu nişanı yüzünden özel hayatı, hatta saçları bile darmadağınıktır! Ama bu durum değişmek üzeredir çünkü büyükannesinin çöpçatanlık işini devralmıştır. Tek yapması gereken şehrin en yakışıklı menajerini müşterisi yapıp kısa sürede en meşhur çöpçatan olmaktır.

Peki zengin, ateşli ve muhteşem spor menajeri Heath Champion neden bir çöpçatana ihtiyaç duymuştur? Özellikle de söz konusu çöpçatan Annabelle Granger gibi kızıl saçlı bir baş belasıysa. Annabelle eğlenceli ve ilgi çekicidir ama Heath mükemmel eşin peşindedir. Ve sıradışı bir eş için sıradışı bir çöpçatana ihtiyacı vardır!

Kısa süre içinde Şikago'daki herkesin kafasında aynı soru belirir: Kararlı çöpçatan, en iyi müşterisini memnun etmek için her şeyi yapacağına söz verdiğinde, gerçekten de her şeyi mi kastetmiştir? 
(Tanıtım Bülteninden)


----------------------------------------------------------------------------------------------


Gerçek Aşkı Bulmak İçin Tek Şansları Evlenmekti

Hakkında karanlık söylentiler olan Aidan toplum dışına sürülmüş, yakışıklı ve gururlu biridir. Yine de Anne Burnett bir evlilik sözleşmesi imzalayarak kendini bu gizemli Tiebauld Kontu'na bağlamıştır. Aidan'la daha önce karşılaşmamış olsa da attığı imzaya sadık kalıp gerçek bir evlilik yapmaya kararlıdır.

Anne olaylı bir yolculuk sonunda ulaştığı Kelwin Kalesi'ne ve kalenin yakışıklı lorduna gönlünü kaptırır. Aidan gündüzleri halkının sadakatini ustaca kazanmakta, geceleriyse masumiyetini ona vermesi için Anne'i baştan çıkarmaktadır. Aidan bedenini genç kıza vermeye hazırdır ama kalbini vermekte direnmektedir. Anne bu gizem perdesinin ardındaki gerçeği öğrenip kocasının kalbini kazanabilecek midir?

"Sempatik karakterleri ve ustaca yazılmış öyküsüyle Maxwell'in bu yeni romanı hem eski hayranlarını hem de 
yeni okurları memnun edecek." 
-Publishers Weekly-

"Maxwell bir kez daha ilginç karakterleri, tarihsel gerçekleri ve inanılmaz bir aşk öyküsünü bir araya getirmeyi başarmış." 
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

-----------------------------------------------------------------------------------------------



Bianca'nın kaderinde annesi ve babası gibi bir vampir olmak vardır. Ancak vampirlere özel Karanlıklar Akademisi'nde Lucas'a kalbini kaptırdığında durum karmaşık bir hal alır. Lucas, onun türünü yok etmeye ant içmiş bir vampir avcısıdır ve ayrı yollara gitmek zorundadırlar.

Bianca, Lucas'ı tekrar görmek için her şeyi göze almıştır; bu, Siyah Haç avcılarıyla yüzleşmek ya da Karanlıklar Akademisi'nin güçlü vampirlerine ihanet etmek anlamına gelse bile. Genç kızın sırları onu yalanlarla dolu bir hayat sürdürmeye zorlar.

Ancak sırları olan sadece Bianca değildir. Bir güç okula saldırıp Bianca'yı hedef alınca, geçmişe dair bir gizem ortaya çıkacaktır. 
Ve bu daha başlangıçtır…

"Okumaya başlayınca bırakmak istemedim. Bir sonraki kitap için sabırsızlanıyorum."
-L.J. Smith, The Vampire Diaries'in yazarı-

"Kalp atışlarını hızlandıracak bir gerilim, tutkulu bir aşk ve gotik detaylarla zenginleştirilmiş serinin bu ikinci kitabı da bir solukta okunacak."
-Booklist-

"Claudia Gray okuyucularından sır saklamaya devam ettiği sürece, Romeo ve Juliet'i anımsatan kan davaları, paranormal aşk ve lise entrikalarıyla örülü bu hikâye bitmeyecek."
-School Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)


---------------------------------------------------------------------------------------------



Aden'ın hayatı yoluna girmiştir. Ev. Arkadaşlar. Hayallerindeki kız. Tabii ufak bir sorun dışında: kısa zaman içinde öleceği kesindir…

Topluma bir türlü ayak uyduramayan asi Aden Stone, Crossroads, Oklahoma'ya geldiğinden beri güzel bir hayat yaşamaktadır. Tabii en iyi arkadaşlarından birinin kurtadam, kız arkadaşının kana susamış bir vampir prenses ve Aden'ın vampirlerin yeni kralı olduğunu saymazsak… Hem de hâlâ insanken! Yani neredeyse insanken. Kafasının içindeki ruhlar yüzünden Aden her zaman "farklı" olmuştur. Bu ruhlar zamanda yolculuk yapabiliyor, ölüleri diriltebiliyor, bir başkasının zihnini ele geçirebiliyor ve bugünlerde Aden'ın en nefret ettiği özellik olarak, geleceği öngörebiliyordur. 
Peki Aden'ı gelecekte ne beklemektedir? Kalbine saplanacak bir bıçak! Çünkü karanlığın yaratıkları savaş hazırlığındadır ve her şeyin merkezinde Aden yer almaktadır. Fakat Aden'ın savaşmadan kaderini kabullenmeye niyeti yoktur… Arkadaşları ona arka çıkar ve Victoria onunla birlikte olabilmek için kendi geleceğini riske atarken ilk defa Aden'ın hayatında yaşamak için bir nedeni vardır!

"Elinizden düşüremeyeceksiniz. Kitapta okurun her an karşısına çıkan cesaret, kurulan ilişkiler ve aidiyet hissi sayesinde gençler kendilerini karakterlerle özdeşleştirecek." 
-School Library Journal-

"Kitabı okumaya başladıktan sonra bir daha bırakamadım. Muhteşem!" 
-Kristin Cast-
(Tanıtım Bülteninden)


-------------------------------------------------------------------------------------------



Doğumu şaheser anamız, senin rahmin kutsaldır, evliliğin tektir, sonra Kraliçeliğin gelir. Ve sadece Kraliçe üreyebilir.

Bu kovandaki bütün arılar kabul eder, itaat eder, hizmet eder. Herkes üzerine düşen görevi yerine getirmek zorundadır, ölümse ölüm kalımsa kalım. Doğuştan farklı olanlar doğar doğmaz öldürülür. Kovanın hiyerarşisinde geçişler yoktur. İşçi olarak doğan işçi olarak ölür. Kraliçe tektir, kutsaldır, sadece o doğurgandır.

Flora 717 ise farklı doğanlardandır, canı bağışlandığında elde ettiği şansla kovanın bütün işleyişinde yer almaya çalışarak fark yaratır. Bebek bakar, polen toplar, Kraliçe'nin sırlarına erişir. Peki kendi kaderinin sürüklediği yolda düşe kalka ilerlerken kovanın kaderini de değiştirebilecek midir?

"Coşkuyla ve özenle işlenen olağanüstü hayal gücüyle eşsiz bir okuma deneyimi."
-The New York Times-

"Kovan'ın harika bir kurgusu var. 
George Orwell'in 1984 ve Margaret Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü'yle paralellik gösterirken kendine özgü olmayı da başarıyor."
-Florida Times-

"Az bulunur ve akıllara durgunluk veren bir roman. Üzerinde çalışılmış, başarılı ve sıra dışı bir hikâye. Kovan kolay kolay unutulmayacak."
-Kirkus-
(Tanıtım Bülteninden)


----------------------------------------------------------------------------------------------



Gerçek mucize aklında değil kalbinin derinliklerindedir.Ailesiyle birlikte geçirdiği trafik kazasında başına aldığı darbeyle hafızasını kaybeden Gibby, bir unutup bir hatırladığı geçmişindeki bilinmeyenleri çözmeye girişir. Aklı karışmış,kelimelerini unutmuş, geçmişi silinmiş olsa da hayatını geri kazanmaya kararlıdır.

Hatırlamasına yardımcı olmak ve kendini kanıtlamak için gazete çıkarmaya başlayan Gibby'nin, masum başlayan bu macerası bir ceset bulmasıyla rayından çıkar. Gelgitli hafızasıyla bu cinayeti aydınlatmaya çalışan Gibby, başını türlü belalara sokarken aşk, arkadaşlık ve küçük mucizeler ona bu yolda eşlik edecektir.

"Lesley Kagen'in bu romanı diğerlerinden daha komik ve acı tatlı esintilerle dolu. Gibby'nin aklı başında olmasa da kocaman bir kalbi var."
-Publishers Weekly-

"Unutmanın Büyüsü sürprizlerle dolu, eğlenceli, sıra dışı bir kitap; güçlü karakterler ve dolu dolu aşk da cabası."
-Lansing City Pulse-

"Şeffaf, cüretkâr ve sımsıcak anlatımıyla Lesley Kagen, kitabın her sayfasında bizi yaratıcı hayal dünyasına çağırıyor."
-Tasha Alexander-
(Tanıtım Bülteninden)

----------------------------------------------------------------------------


Zekâyı simgeleyen ıq'yu duydunuz. Peki ya psy-q, psikolojik zekânız? Sahiden, kendiniz hakkındaki gerçeğin ne kadarını biliyorsunuz? 

Mevzu ister eş seçimi olsun ister "bir börek daha yesem ya!" gibi nispeten basit bir karar; ister komplo teorilerine yatkınlığımız ister tuvalet kağıdı rulosunu hangi yönde taktığımız; tüm duygu, düşünce ve davranışlarımız psikoloji araştırmalarının ilgi alanında. Üstelik ulaşılan sonuçlar hakkımızda pek de kolay hazmedilir türden şeyler söylemiyor.

Neyse ki Ben Ambridge bu işi yapmanın eğlenceli bir yolunu bulmuş. PSY-Q sadece bu araştırmaları paylaşmıyor, sizi de onların bir parçası yapıyor. Ünlü araştırmaların sonuçlarını çok sayıda interaktif test, akıl oyunu ve illüzyon eşliğinde sunarak, psikolojik zekânızı test edebilmenize ve bunu genel sonuçlarla karşılaştırarak "psikolojik rütbenizi" öğrenebilmenize fırsat tanıyor. 

PSY-Q "ev tipi" bir psikoloji laboratuvarı. Sizi şaşırtacak, kızdıracak ve fazlasıyla eğlendirecek. Ama en hepsinden öte, size sizle tanıştıracak.
(Tanıtım Bülteninden)

----------------------------------------------------------------------------------


On yedi yaşındaki Layla'nın tek istediği normal olmak: okulda göze batmamak, âşık olduğu nefeskesici Zayne'le sıradan bir çift gibi gezip tozmak… 

Ama Zayne, Layla'yı küçük ız kardeşi gibi görüyor ve Layla normal olmaktan çok uzak. Yarı iblis yarı Muhafız Layla kimsenin sahip olmadığı yetenekler taşıyor; onun öpücüğü, ruhu olan her şeyi öldürecek kadar güçlü. Bir gün Layla, Roth'la tanışıyor: kışkırtıcı dövmeleri olan ve Layla'nın sırrını bildiğini iddia eden bir iblis o. Layla, ondan uzak durması gerektiğini bilse de tehlikeli öpücüğün cazibesi yüzünden Roth'a kayıtsız kalamıyor.

Roth'a güvenmek hem aşkını hem de onu yetiştiren Muhafız ailesini kaybetmesine neden olabilir. Ama Roth'tan öğrendiği iblislere dair sırlar, her şeyi değiştirecek gibi… 

Artık Layla için hiçbir şey göründüğü gibi değil…
(Tanıtım Bülteninden)


------------------------------------------------------------------------------------


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve, "Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz," diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur. Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı.

Katilin Meselesi'nde Vedat Kurdel, turistik bir kasabadaki Şekspiryen bir dizi cinayeti aydınlatmaya çalışıyor. İşin içinde arkeolojik kazılar, şaibeli bir taş ocağı, konuşan karıncalar ve bir hayalet de var.

April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi'den, meselesi edebiyat olan ve Hamlet'e selam çakan bir polisiye: Katilin Meselesi.
(Tanıtım Bülteninden)

-------------------------------------------------------------------------------


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve "Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz," diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur.

Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı. Katilin Şeyi, Vedat Kurdel'in ilk yazarlık denemesi, bir seri katilin beşinci kurbanı olmaktan son anda kurtulduğu, soluk soluğa okuyacağınız bir macera.

April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi'den, polisiyenin aslında edebiyatın altın çocuğu olduğunu ispatlayan bir roman: Katilin Şeyi.
(Tanıtım Bülteninden)

-----------------------------------------------------------------------------------


Darcy Rhone hayatı çözdüğünü düşünüyordu; Bir kız ne kadar güzel olursa, hayatı da o kadar büyüleyici olur. Gerçeği önemsemeyin. Oyunu kurallarına göre oynamayı önemsemeyin. Karma'yı önemsemeyin. 

Fakat en yakın arkadaşı; sıradan 'iyi kız' Rachel nişanlısını çaldığında ve Darcy hayatında ilk defa tamamen yalnız kaldığında; düzgün ve mükemmel dünyası alt üst olur... Üstelik yolda da bir bebek vardır. 

Darcy Londra'da yaşayan çocukluk arkadaşına sığınır ve istediğini elde etmek için denenmiş ve onaylanmış yöntemlerine başvurarak toparlanmaya çalışır. Fakat eski büyüleyici hayatına yeni bir kıtada tekrar kavuşmaya çalıştıkça, kendi kurallarının artık geçerli olmadığını anlar. Ancak o noktadan sonra Darcy özfarkındalık, bağışlayıcılık ve anneliğe giden serüvenine başlar.

------------------------------------------------------------------------------


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve, "Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz," diye başlar söze. Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur.Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı. Katilin Uşağı'nda bir grup zenginle birlikte, insan elinden çıkma bir kurşun sağanağına yakalanan Vedat'la Tefo, hayatta kaldıkları yetmezmiş gibi, kendilerinden istenmediği halde dolambaçlı bir cinayeti de çözüyor.

April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor:Algan Sezgintüredi'den smokinle gidilmesi şart bir toplantıya kot pantolonla falan değil, çırılçıplak dalıveren iki özel dedektifin, kesinlikle doğru zamanda doğru yerde bulundukları bir macera: Katilin Uşağı.
(Tanıtım Bülteninden)

--------------------------------------------------------------------------------


İnsanlar Vedat Kurdel'e yardım istemeye gider ve, "Ah, Vedat Bey, bana ancak siz yardım edebilirsiniz," diye başlar söze.

Oysa ufak tefek ve gri hücrelerle dolu bol kıvrımlı malum mekanda tilki gezdirme işinde asıl mahir olan ortağı Tefo'dur. Vedat işin vitrin kısmı ve ah, bir de okuyacağınız bu şahane polisiyelerin yazarı.

Katilin Şahidi'nde Vedat Kurdel, bir yılbaşı gecesi, kendisine bu angaryayı yükleyen Tefo'ya küfrede küfrede almaya gittiği bir tepsi hindiyi merdiven evine bırakıp kurbanın evine girdiği de çıktığı görülmeyen bir katilin peşine düşüyor, sonunda hem katili hem de aşkı buluyor.

April Yayıncılık sizi bu coğrafyadan bir polisiye ile buluşturuyor: Algan Sezgintüredi'den okura katilin kim olduğundan daha fazlasını merak ettiren bir roman: Katilin Şahidi.
(Tanıtım Bülteninden)

---------------------------------------------------------------------------------




Başarılı bir iş hayatı, zinde bir beden. Para, araba, ev. Hatta bir de tekne. Onlarca arkadaş, yeterince dost... Peki size bunları bir kenara bırakın dersek. Size daha önemlisini söylersek. Aileniz dersek.

Ailenizin eskisi gibi olmadığını veya başarabileceğinden çok daha azıyla yetindiğini mi düşünüyorsunuz? Bugün çocuğunuzu yetişirken verdiğiniz kararların ileride çocuğunuz üzerinde olumsuz etkileri olacağından mı korkuyorsunuz? Çocuğunuzun hangi değerleri ve fikirleri benimseyeceği konusunda, bütün dünyaya karşı bir savaş içine mi girdiniz? Aile hayatına yeni bir temel getiriyor ve anne/babalara olabilecekleri en olumlu ve etkin ebeveynler olmaları için kesin yanıtlar ve planlar sunuyor. Şu andan itibaren çok gerçekçi seçimler yapabilir, ailenizi örnek bir aileye dönüştürecek günlük eylem planlarını uygulayabilirsiniz. Ailenizi güç ve sevgiyle yönetmeye karar verip, huzur ve mutluluğun sadece başka evlerde veya filmlerde yaşanabileceği düşüncesini aklınızdan çıkartmalısınız.

------------------------------------------------------------------------------


Azılı bir katil kapınızı çaldı! Peşine düştüğü çocuk evinizde saklanıyor. Katil, çocuk nerede diye soruyor. Nasıl yani? Böyle bir durumda bile yalan söylememek mümkün mü? Ya da bir baba kızını nikâh masasına götürüyor… Bir bakıyor ki kızının gelinliği onu fazlasıyla şişman göstermiş. Babanın bu durumda kızını uyarması dürüstlük mü gerçekten? Dürüstlüğün de sınırları var mı, yoksa yalan, yalan mıdır?

Sam Harris, yalnızca doğruyu söylemek yoluyla, acı çekmemize ve utanmamıza yol açan pek çok durumdan kolaylıkla uzak durabileceğimizi savunuyor. Öyle uç örneklere öyle çözümler buluyor ki, söylediğimiz yalanlar konusunda bir kez daha düşünmemize yol açıyor. Sık sık yalan söylemek sevdiğimiz insanların özgürlüğünü ihlâl etmektir. Pek çok durumda, sahte yüreklendirme, öteki kişi için çok pahalıya mâl olabilir. Bir daha hiç yalan söylememeye karar verseniz, ilişkileriniz ne şekilde değişirdi? Kendinizle ilgili hangi doğrular birden görünür olurdu? Nasıl bir kişi haline gelirdiniz? Ve çevrenizdeki insanları nasıl değiştirebilirdiniz? Keşfetmeye değer.

"Oldukça parlak bir deneme. (Öyle olacağını umuyordum, böylece yalan söylememe gerek kalmayacaktı.) Dürüstlükle söyleyebilirim ki baştan sona sevdim. Yalan Söylemek, bence yılın en kışkırtıcı okuması." 
- Rick Gervais-

"İnsanlar iyi yalan söyleme konusunda evrildi. Hiç şüphe yok ki işteki sosyal yağlamayı görüyorsunuz. Pek çok durumda bunun gerçek bir yalan olmadığını düşünebiliriz: Belki çok ender söylenen bir 'beyaz' yalan, ara sıra hassas bir detayı dile getirmeyi ihmâl etmek, umutları kırmanın bir faydası olmadığını gördüğünüz zamanlarda hatalı bir cesaretlendirme, ve liste böylece uzuyor. Yalan'da, Sam Harris acımasızca -ama pragmatik olarak- dürüst olmanın faydalarını anlatıyor. Büyük bir etkiye sahip zorlayıcı küçük bir kitap. " 
- Tim Ferris-
(Tanıtım Bülteninden)

---------------------------------------------------------------------------------


Oh ailesi, görünüşte diğerlerinin çoğu gibi hayalleri, çabaları ve rutinleri olan sıradan bir aileydi...

Ta ki sır ve yalanlardan kurdukları o duvardan tek bir tuğla çekilene kadar. Orta yaşlı bir kadın, 27 yıllık bir evlilik ve 3 çocuğun ardından başka bir kadına aşık olur ve onunla evlenmeye karar verirse ne olur?

"Kendime karşı bu kadar sert olmayı bırakmalıyım. Viveca'yı seviyorum. Orion'u da sevdim… Ama neden? Çünkü beni kanatlarının altına almıştı. Çünkü hayatımda ilk kez bir erkekle ilişkide olmak eğlenceliydi. Güvenliydi."

Bir eş, anne ve aykırı bir ressam olan Annie Oh, Manhattan'ın en başarılı, varlıklı ve cüretkâr galeri sahibine, hemcinsi Viveca'ya aşık olduğunda, ailesini alt üst edecek ve yıllar içinde biriktirilmiş tüm sırları ortaya dökecek süreci başlatır... 

"İlişkimiz seksten çok daha fazlası. Beni seviyor, ben de onu. Ona güveniyorum. Burada olmadığı zaman onu çok özledim. Uzakta olduğu zaman Orion'u nasıl özlediysem, öyle özledim. Aşk denilen şey bu mu?"

Wally Lamb, mizahî bir anlatım ve müthiş bir şefkatle, travma ve kayıp sonrası umudu ve kurtuluşu bulmak için çırpınan insan hâllerinin özünü yakalıyor. Üç Renkli Deniz klasik bir Wally Lamb romanı; sevgiyi ve hayatın anlamını bulmak için karmaşık insan kalbinin derinliklerine inen, elinizden bırakamayacağınız bir başyapıt.

"Lamb, kendine özgü zeki diliyle, karakterlerini ve okuyucularını umut, kurtuluş ve şok edici şiddet ve taciz anlarına götürüyor… Etkileyici."
- Minneapolis Star Tribune-
(Tanıtım Bülteninden)

--------------------------------------------------------------------------------


Birine öfkelenme özgürlüğümüz yoksa onu sevmeyi seçemeyiz. Sevmeme özgürlüğümüz olmayan birini gerçekte(n) sevemeyiz.

Birine karşı hissettiğimiz duygu "ona karşı hissetmemiz gerekenler" diye önceden tarif edilmişse, onunla meselemiz bitmeyecek, hatta başlayamayacaktır bile. 

Gerçek hayatta "Böyle hissetmem lazım!", "Şöyle hissetmemem lazım!" diye bir şey yoktur çünkü. Hisler ne yöne gideceklerini gerekliliklere sormazlar. Hiçbir 'gerçek' ve olgun ilişki özünde nesnel değildir. Özneler 'gerçek' paylaşımlarını nesnellik üzerinden kurmazlar.

Kabullenme özgürlüğümüz olmayan her duygu dışarıya akamayan bir irin gibi bedenimizi ve ruhumuzu ele geçirir. İçimize hapsettiğimiz her duygu aynı zamanda içimizi hapseder. 

Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız çünkü. Eksik olduğumuzu ararız, hem de eksik bırakandan ya da ona benzeyenden. Noksanımızı, bizi zaten noksan bırakandan dileniriz bir ömür boyu. 

Oysa yapabileceğimiz yegâne şey alamadığımız ilgiyi, saygıyı, duygularımıza dair anlayışı, korumayı ve koşulsuz sevgiyi kendimize gösterebilmemizdir. İnsan ancak kendi kendinin ebeveyni olabildiğinde yetişkin, özgür ve mutlu olabilir.

Bunlar içinizde bir yerlere biraz tanıdık geliyorsa bu kitabı okumaya hazırsınız. Size bu kitabın kimle veya kimlerle ilişkinize dair olduğunu söylemeyeceğim yine de… Çünkü biliyorum ki söylersem kaçacaksınız. Size iyi gelmediği, sizi mahvettiği, sizi hasta ettiği, sizi mutsuz ettiği hâlde kaçacaksınız. 

Oysa kaçmanın kendisiydi asıl korkunuz. Biraz canınızın yanmasına izin verirseniz, canınızın yanması geçecek. Sizi kendinizin şifalı ellerine doğru çağırıyorum.
- Cem Mumcu-

Yetenekli Çocuğun Dramı adlı dünyaca ünlü kitabın yazarı Alice Miller, Beden Asla Yalan Söylemez ile bu hastalıkların nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Bu kitap, duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlâk kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele alır.
(Tanıtım Bülteninden)

-----------------------------------------------------------------------------------


Çıktığı andan itibaren tüm dünyada sansasyon yaratan, tutucu Hıristiyan medyasının ağır tepkilerine neden olan "Zelot"un yazarı Reza Aslan'dan başka bir uluslararası bestseller…

"tanrı yoktur Allah'tan başka"

Dünyanın en hızlı büyüyen dini olmasına rağmen İslam hâlâ bilgisizlik ve korkuyla karşılanıyor. Peki bu kadim inancın özü nedir? 

İslam bir barış mı yoksa savaş dini midir? 
Allah'ın, Yahudi ve Hıristiyanlar'ın Tanrısı'ndan farkı nedir? 

Bir İslam devleti, çoğulculuk ve insan hakları gibi demokratik değerler üzerine kurulabilir mi? Karşılaştırmalı dinler akademisyeni ve yazar Reza Aslan araştırmaya olan tutkusu ve bu sorulara getirdiği açıklık ile uluslararası övgüye değer görülmüştür. İslam'a bakış açımızı saptıran 'medeniyetler çatışması' zihniyetini sorgulayan Aslan, "tanrı yoktur Allah vardır"da, bu hassas inancın güzelliğini, merhametini ve tüm karmaşıklığını her yönüyle anlatıyor.

Aslan, son yıllarda yaşanan olayların İslam'ın modern kültürdeki konumundan nasıl etkilendiğini analiz ediyor; Orta Doğu'da demokrasi talep eden popüler gösterilerin bölgede İslam'ın geleceği açısından ne anlama geldiğini, internet ve sosyal medyanın İslam'ın evrimini nasıl etkilediğini, terörle savaşın ve Usame Bin Ladin'in öldürülmesinin Orta Doğu'da jeopolitik güç dengesini nasıl değiştirdiğini ele alıyor. Ayrıca çağdaş Müslüman kadın hareketine dair bir güncelleme, Avrupa'da örtünme tartışmalarına dair görüşler, Cihatçılığın derin tarihine dair açıklamalar ve Kuzey Amerika ve Avrupa'da yaşayan Müslümanlar'ın İslam'ın yüzünü nasıl değiştirdiklerini açıklayan bir bakış sunuyor. İyi bir zamanlamaya ve ikna edici bir dile sahip olan tanrı yoktur Allah vardır, muhteşem, ancak yanlış anlaşılmış bir inancı açıklayan, incelikle kaleme alınmış bir anlatım.

"Bilgece ve tutkulu... Müslümanlık tarihine dair isabetli, bilimsel bir el kitabı ve okuyucuyu içine alan kişisel bir keşif."
- The New York Times Book Review-

"Derin bir kavrayış... Sıkıntı çeken pek çok Müslüman'a bu kitap, bir açıklama, uzun zamandır gömülü kalmış bilgilerin açığa çıkması gibi gelecek."
- The Independent-
(Tanıtım Bülteninden)


Sevgiler

2 yorum:

  1. Benim için çok faydalı kısa bir tür oldu,teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazi amacina ulasmis o halde :) rica ederim

      Sil


♥ Yorum yazan elleriniz dert görmesin, sevgiler :)