28 Şubat 2013 Perşembe

NOTD: Blue Bird


Essence Wanna Say Hello: Her ne kadar siyah gibi dursa da Wanna Say Hello koyu bir kahverengi. Kıvamı oldukça yoğun. Tek katta opak görüntüye kavuşuyorsunuz. Gratis'lerden kolayca temin edebilirsiniz.
Tek başına duruşunu dün akşam şurada paylaşmıştım.
Buraya da ekleyeyim :)




Missha Blue Stone: İlk ve tek Missha ojem. Oylarınız sayesinde kazandığım Missha yarışması sonucu tercih ettiğim bir renk olmuştu Blue Stone. Çok yerinde bir tercih yapmışım :) Oje tek kelimeyle harika! Pullar fırçaya gelsin diye uğraşmıyorsunuz. Ben tek kat kullandım. 2-3 kat ile tüm tırnağı kapatabiliyorsunuz. Kuruduğunda ise harika bir koku yayıyor :) Normalde kokulu ojelerle aram iyi değildir ama Blue Stone çok güzel bir vazelin kokusuna sahip. Bayıldım bayıldım  Şuradan edinebiliyorsunuz.




Kahverengi ve mavi uyumu çok hoşuma gitti.
Kesinlikle sık sık kullanacağım bir ikili oldu bunlar.






Sevgilerle



27 Şubat 2013 Çarşamba

Tırnak Bakımı: Burt's Bees Lemon Butter Cuticle Cream

Bir süredir kullandığım Burt's Bees tırnak eti bakım kremi hakkında bir şeyler söylemenin vakti geldi :)
Burt's Bees ürünleri %100 doğal, hiç birinde paraben, sülfat, fatalat veya diğer petrokimyasallar bulunmuyor.
Ayrıca hayvanlar üzerinde test edilmiyorlar.
Bayanlar ve anneler için el kremleri, temizleyiciler, losyonlar, çatlak kremleri; bebekler için pişik kremleri, pudralar, şampuanlar, sabunlar ürün yelpazesinden ilk aklıma gelenler.
Bu tırnak eti bakım kremi ise benim Burt's Bees' den kullandığım ilk ürün.
Ayrıca tırnak eti kremi adı altında da kullandığım ilk ürün :)




Ellerimiz mükemmel olabilir, harika ojeler sürüyor olabiliriz ama tırnaklar sürekli kırık, tırnak etleri kuru olunca görüntü anından iğrençleşiyor, kabul edelim...
Burt's Bees Lemon Butter Cuticle Cream ise bu kötü görüntüyü onarmakta çok başarılı ;)




Ürünün kapağını açtığınızda sizi güzel bir limonata kokusu karşılıyor.
Normalde ellerimin yiyecek vb kokmasından hoşlanmam (hele ki limona ayrı bir uyuzluğum mevcuttur) ama bu kremin kokusu beni rahatsız etmedi.
Az bir miktarda alıp sadece tırnak üstlerime ve tırnak etlerime uyguluyorum.
İçindeki limon sayesinde tırnakları güçlendiriyor, hızlı uzamalarını sağlıyor.
Tırnak etlerini ise yumuşacık yapıyor, o kuru görüntüden eser kalmıyor :)

Fiyatı 30-35 tl arasında değişmekte.
15gr'lık bir ürün için fiyat fazla gelebilir ama hem uzun süre gidiyor hem doğal hem de %100 işe yarıyor, bence değer :)
Bir kaç defadır online satış sitelerinde de kampanyasını görüyorum.
Oralardan nispeten daha uygun fiyata edinilebilir.
Yanlış hatırlamıyorsam ben de Limango kampanyasından 26tl'ye almıştım.
Tenhada kıstırdığım an, el kremlerini de deneyeceğim!


Ürün Puanım



Sevgilerle :)

26 Şubat 2013 Salı

NOTD: Lila - Mavi - Lacivert



Rimmel London 170 Lively Lilac: Daha önce de blogta gördüğünüz bir oje. Kıvamı güzel, hoş bir lila :)
China Glaze Electric Beat: Yine daha önce kullandığım yoğun kıvamlı bir mavi. Electropop koleksiyonundan.
Sally Hansen 460 Thinking Of Blue: Severek kullandığım bir lacivert. Kıvamı oldukça yoğun, tek kat yeterli oluyor. Kuruması hızlı.


Bu defa klasik french bantlarını kullandım.
Uygulama sırası Rimmel, China Glaze, Sally Hansen şeklinde. 
Bant uygulamaları kolay ve farklı olduğu için oldukça hoşuma gidiyor.
Sık sık farklı şekillerde denemeye çalışıyorum :)
Biraz cılkını çıkarabilirim :p


Üzerine tek kat Seche Vite sürdüm ki nail art denemelerimde mutlaka kullanıyorum.
Hem dayanıklılık açısından hem de fırça izi ve kusurları örtüyor. 





Sevgiler

25 Şubat 2013 Pazartesi

NOTD: Mummy Nail Art



China Glaze'in yok satan koleksiyonu Safari'den çıkan Kalahari Kiss, çoğu kişi tarafından sevilmeyen bir renk.
Ama ben nerede bir garip renk var, onu ayrı seviyorum :)
Ayrıca Kalahari Kiss'in kıvamı mükemmel ve nail art için çok uygun bir oje.

Diğeri ise Urban Night. 
O da çok sevdiğim, hemen hemen her ojesini aldığım Metro koleksiyonundan.



Urban Night'ın kıvamı biraz sulu olduğundan çizgi kenarları eğri oldu.
Daha kıvamlı bir oje tercih etmeliymişim :(
Yine de renk uyumunun ve çabamın hatrına huzurlarınıza çıkmaya hak kazandı.



Aşağıdaki foto da ben mumyaya mumya demem, gözleri olmayınca* diyenler için;


Sevgiler

24 Şubat 2013 Pazar

23 Şubat 2013 Cumartesi

Ölüm Bir Varmı$ Bir Yokmu$ / Jose Saramago


Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş / Jose Saramago
Sayfa Sayısı: 206
Yayınevi: Turkuvaz






Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u ilk gördüğünüzde 'Waow kapağa bak, mükemmel!' diyorsunuz, konusuna göz gezdirdiğinizde ise ' Ne kadar ilginç, mutlaka okumalıyım' şeklinde düşünüyorsunuz.

Bende böyle oldu en azından :)
Aslen almaya niyetliydim ama kütüphanede görünce, ödünç alma fikri daha baskın geldi.

Konusu; Ölüm bir anda ortadan kalksa neler olurdu?
Hiç düşündünüz mü :)
Konusuna ve yazarın farklı bakış açısına bayıldım ama anlatımı sevmedim. 
Ben, nasıl desem, böyle Harry Potter misali heyecanlı fantastik bir kitap bekliyordum ama Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş daha çok deneme/inceleme/bir açık oturum konuşması tipinde garip bir anlatıma sahip.
Örneğin: 'Mesele ile ilgili tarihsel ve temel bilgileri sunduktan sonra konumuza geri dönelim, hikayemizdeki grafolog öncelikle yazıyı ana özellikleri açısından izlemeyi...' gibi. 
Bu durum beni oldukça hayal kırıklığına uğrattı.
Ama konusu çok ilginç olduğundan kendini bir şekilde okutturdu :)

Sondaki Ölüm ile Viyolonselci ilişkisi en güzel bölümdü.
Onun dışında en sevilen yer;


Ölüme bakış açısı, onunla yapılan alay kitabı 'mutlaka okunması gereken' kesimine sokuyor.
Ama dediğim gibi anlatım umduğunuz tarzda çıkmayabilir :)

Son olarak bu kitapta kullandığım ayraç ile poz.
Keyifli okumalar.



22 Şubat 2013 Cuma

NOTD: Orly Rock It



Orly Mineral Fx koleksiyonundan bir ojeyle daha karşınızdayım.



Rock It, içinde altın parıltılar olan pembe-kırmızı bir oje.
Yine renk geçişleri mükemmel :)




Kuruması çok hızlı, 2 kat sürdüm.
Koruyucu cila kullanmadım, tamamen kendi parlaklığı :)


Renk mükemmel olunca foto adeti de arttı :) 
Çekmelere doyamadım.



Orly ojeler bazı seçkin eczanelerde satılıyor. 
Size en yakın Orly satış noktası için şuraya bakabilirsiniz.
Rock It'i bulduğunuzda ise kesinlikle kaçırmayın 



Sevgilerle


Diğer Orly yazılarım için

21 Şubat 2013 Perşembe

Hiclikten Gelen Kız / Justin Cronin


Hiçlikten Gelen Kız / Justin Cronin
Sayfa Sayısı: 788
Doğan Kitap




Hiçlikten Gelen Kız'ı Doğan Kitap sayfasındaki tanıtımlar sonucu merak etmiş, kütüphaneye gittiğimde de 2 aylığına himayeme almıştım.
Eve gelince ise beni bir sürpriz bekliyordu, kitap 3'lük bir serinin ilkiydi!
Yine de en üstte görülen Stephen King yorumuna güvenerek ( Hiç de huyum değildir de işte King olunca...) okudum.


Konusu bir çok filmde izlediğimiz konulardan.
Askeri bir proje olan Nuh Projesi'nde bir takım terslikler olması sonucu, virüs her yere yayılıyor.
Virüsten etkilenen insanlar, canlarını kurtarmaya çalışanlar...
Ortalık kaos ve heyecan dolu.


Yalnız hem kitabın seri olmasının şokundan hem de 788 sayfa olmasından dolayı ben 1-0 yenik başlamıştım bu kitaba.
O yüzden çok zorlandım.
Bir türlü tam anlamıyla adapte olamadım.
Üstüne bir de King'in Mahşer'ini anımsatınca...
Bunu okuyacağıma Mahşer'in bir de sansürsüz metnini mi okusaydım* diye tilkiler dolandı kafamda.
Çeviri güzel, konu güzel, anlatım güzel yanlış anlaşılmayayım ama zaten bu tarzın kralından bir kitap okuduğum için Hiçlikten Gelen Kız'a gerek var mıydı, emin değilim.

Ne yazık ki serinin devamını getiremeyeceğim :(

Okumak isteyenlere tavsiyem; arka kapak yine çok fazla şey söylüyor, aman dikkat!
Bir de Hiçlikten Gelen Kız'ımız, Amy, her ne kadar kapakta sarışın mavi gözlü olsa da içeride koyu renk saç ve göze sahip bambaşka bir kız :)

Sevgiler

20 Şubat 2013 Çarşamba

Fırat / Ugur Gürsoy




Uykusuz dergisi yazarlarından Uğur Gürsoy'un can verdiği Fırat, çoğumuzun çocukluğunu yansıtan bir yaramaz.
Nam-ı diğer nohut adam.





Mürekkep Basım Yayın'dan çıkan bu kitap dergide yeralan karikatürlerin bir araya gelmesiyle oluşturulmuş.

Basımı çok kaliteli, kapağı ise ciltli.
Hayranlarının kitaplığında mutlaka bulunması gerekiyor :)


Onu tanımayanlar için; Kimdir bu Fırat?

Fırat; yaramaz, televizyon kurdu bir çocuktur. 
Yaklaşık 4-5 yaşlarındadır. 
Yaşına rağmen fiziksel olarak yaşıtlarından çok küçüktür, kumandayı iki eliyle tutmaktadır, telefon ahizesiyle hemen hemen aynı boydadır. 
Annesi Gülsüm ile sürekli çatışır. Şabaniye en sevdiği filmdir.
Genellikle izlediği filmlere "Komedi Şakası Filmi" der.
"Yek yeaa", "eneee", "yaaaa", "allam yareppim", "bana 100 puan, herkese 0 puan", "komedi şakası filmi", "hayaletli adam", "herkesi ben yendim", "en birinci ben oldum", "uzay işemesi", "burası benim evimmiş" gibi sözleri en bilinen sözleridir.
Ek olarak bir de 'g*tüm gibi olmuş, g*tüme benzemiş' der ki benim favorim budur.



Sanırım bu karikatür kitabını 4. okuyuşum filan :)
Her kitabıma olduğu gibi buna da not düşmüşüm, senelerinden ziyade farklı şehirlerden alınıp bir yerde toplanmış olmaları daha çok hoşuma gidiyor 


Keyifli okumalar.





19 Şubat 2013 Salı

NOTD: Silver & Black



Bugünkü manikürümün kahramanları Alix Avien 231 ve Pastel 38.
Bu iki ojeyi de daha önce blogta yazmıştım.


Zeminde tek kat 231 kullandım.
Kenarları ve dibi boş bırakarak 2 kat da 38 uyguladım.
Bu manikürü daha önce başka renklerde (gümüş-pembe) görüp beğenmiştim.
Siyahla duruşu nasıl olur ki dedim, ortaya bu çıktı :)


Nail art fırça setim olmadığından siyahın yanları pek düzgün olmadı ama fena da durmuyor diye düşünüyorum, bilemiyorum :)
Sonra üzerine bir de Pastel Matte Top Coat sürdüm.
Hangisi daha iyi durmuş sizce?




Ve rutinim haline gelen oyunlu kesim :)



Sevgilerle



Diğer Pastel yazılarım için 

18 Şubat 2013 Pazartesi

Pamuk Ipligi / Brenda Jackson

Pamuk İpliği / Brenda Jackson

Sayfa Sayısı: 375
Ephesus Yayıncılık



Pamuk İpliği'ni yazarın ağzından okuyoruz.
Anlatıcı rolünü gizli özne adı altında o üstlenmiş.
Çabuk ilerleyen, insanı yormayan, konusunda arkadaş ilişkileri ve aile sırları içeren, ağır olmayan kitaplar kategorisinde.
Özellikle kapak baskısı çok güzel ki Ephesus'u bu konuda başarılı buluyorum.
Yalnız üzülerek belirtmeliyim ki beğendiğim tek şey kapak baskısı oldu.

Cinselliğin bol olduğu kitapları okumaktan hoşlanmadığımı daha önce bir çok yazımda yazmıştım.
Yani ben istiyorum ki güzel aşk hikayeleri okuyayım, duygusala bağlayayım.
Tamam cinsellik de aşkın bir parçası ne bileyim dışa vurumu olabilir ama yok uzvu böyleydi, göğsü (hadi kibarını yazayım) şöyleydi yazıları bana göre değil.
Yani benim için midede uçuşan kelebekler süper, kasık alevlenmeleri (affedersiniz) iğrenç.

Pamuk İpliği'nde de sayfalar dolusu ince ayrıntılarla bezenmiş cinsel sahneler var. 
Olay anı böyle ulu orta yazılmış.
Söz konusu tek çift de değil, 3 çift.
Yani ortalık kaynıyor!
Anlatıcı da yazar olunca, garip bir ortam oldu kitapta.
Karakter kendi hissettiklerini anlatsa bi derece ama resmen üçüncü bir kişi ile çifti röntgenliyor gibiydik!



Bir de bu kitapla birlikte yeni bir takıntı edindim, arka kapak mevzusu.
Şimdi şöyle bir bakalım;
 Erica ve Brian birbirlerini çok seven baş karakter çiftimiz.
Kızın annesi Karen bu ilişkiyi onaylamıyor ve belli ki ayırmak için özel dedektif tutuyor.
Ama dedektif yıkıcı bir ihaneti ortaya çıkarıyor.
Sonrasındaysa Erica nişanı bozuyor.
Ama aklı da Brian da kalıyor çünkü Brian'ın peşinde bir hatun daha var.

Kitapta 180 sayfa ilerledim, ahanda olanların hepsi bu zaten.
Arka kapakta yazılanlara göre bulunan ihanet Erica ile mi ilgili yoksa Karen ile mi heh işte o kısımda biraz muamma var.
Onu kitabın içinde öğreniyorsunuz.
Başka da ekstra bir şey yok.
Bu durum benim çok sinirimi bozdu.


Ben yarım bırakmak zorunda kaldım, bu kadar dayanabildim.
Ağır bir eleştiri olduysa kusura bakmayın:(
Belki sizler seversiniz diyerek tatlıya bağlamayı ümit ediyor,  Elif Şafak'ıma ya da King'ime sığınıyorum.
Sevgiler.

Seche Vite Top Coat




Seche Vite Top Coat her ne kadar her seferinde yazmasam da özellikle simli, pullu ojelerin üzerine kullandığım bir ürün.
Ben ona gizli kahraman diyorum :) 
Çünkü hakikaten öyle.


Ojede, ne kadar kaliteli olursa olsun, dış etkilerden dolayı bir kaç gün sonra uçlardan soyulmalar görülebiliyor.
Ayrıca ojenin renginin daha güzel görünmesi ve hızlıca kuruması da Top Coat'ın görevlerinden.
Bu sebeplerden dolayı mutlaka bir Top Coat kullanılmalı.
Benim tercihim Seche Vite.





Bu ürünü bir blog çekilişinden kazanmıştım ama bittiğinde kesinlikle alacağım favori ürünlerim arasına girdi.
Boşuna dememişler ' Dünya üzerindeki en iyi üst kaplama cilası' diye :)
Kendisine şuradan ulaşabiliyoruz.



Söz olarak neler yazılırsa yazılsın görsel kadar etkili olamayacağını düşündüğümden, bir kaç tane de foto ekliyorum :)





Gördüğünüz gibi 5 gün sonrasında dipler baya boş kaldı.
Ojenin değişim zamanı geldi.
Zaten ben de sıkıldım :) 
İşaret ve orta parmakta, uçlarda çok hafif bir beyazlık oluşmuş ama onun dışında herhangi bir soyulma yok.
Mevcut beyazlık da elbette ki günlük duruşta belli olmuyor.
Sadece yakın çekimde, anca bu kadar, belli oluyor.



Ürünün fiyatı biraz tuzlu gelebilir ama gördüğünüz gibi hakkını veriyor.
Ayrıca Tanaçan özel günler için çok harika kampanyalar yapıyor, onlardan birine denk getirilebilir.

Eminim ki daha uzun süre böyle durur bu ojeler ama ben sıkıldığımdan silmek zorunda kalacağım :)
Sevgilerle