10 Kasım 2012 Cumartesi

10 Kasım 1938



9 Kasım Çarşamba sabahı Atatürk’te adale kasılmalarıyla istem dışı hareketler ve inlemeler görüldü. 
9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gece oldukça sıkıntılı geçti. 
Atatürk’ e kısa aralıklarla oksijen verildi.
Sabaha doğru boğazında hırıltılar azaldı. 
Saat 8.00’de Dr. Mehmet Kamil Berk ve Dr. Nihat Reşat Belger Atatürk’ e glikozlu serum verdiler(Bu serumun boş şişesi ve şırınga iğnesi halen İstanbul T
ıp Fakü1te’sinde bulunmaktadır). 
Saat 9.00 olduğunda göğsü hızla inip çıkmaya başladı. 
Dünyadaki son 5 dakikasına gözleri kapalı giriyordu. 
Dışarıda bütün bir ulus endişe içinde radyo başında bekliyordu. 
Savarona son bir saygı duruşu için sarayın önüne demirlemişti. 
İçerde saray tam bir sessizliğe gömülmüştü. 
Hasan Rıza Soyak sağ elini ellerinin içine alıp öpmüştü. 
Soyak’ın ardından Muhafız Komutan İsmail Hakkı Tekçe de aynı eli öptü ve yorganın içine koydu. 
Bu arada Prof Dr. Mim Kemal Öke Atatürk’ün açık gözlerini kapattı. 
Son nöbet defterine şöyle yazıldı: Saat 9’u 5 geçe Büyük Şefimiz Derin koma içinde terki hayat etmişlerdir. Atatürk’ün yaveri Salih Bozok şuursuzca sarayın merdivenlerinden aşağı koştu. 
Alt katta boş bulduğu bir odaya dalıp kapıyı kapattı...
Az sonra içerden tek el silah sesi duyuldu. 
Sesi duyup odaya koşanlar O’nu kanlar içinde buldular kalbine sıktığı tek kurşunla devrilmişti.



                                                                   







Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.   


M. Kemal ATATÜRK

1 yorum:


♥ Yorum yazan elleriniz dert görmesin, sevgiler :)