12 Ekim 2012 Cuma

Ihtiyar Balıkcı ( Yaslı Adam ve Deniz) / Ernest Hemingway

İhtiyar Balıkçı ( Yaşlı Adam ve Deniz) / Ernest Hemingway
Sayfa Sayısı : 132
Bilgi Yayınevi




Hemingway'in bu kitabını duymayan / bilmeyen yoktur.
Ben de daha önceden okumuştum fakat ayrıntıları hatırlamak için 2. kez okudum.
Kitap; ihtiyar bir balıkçı olan Santiago’nun 84 gündür tek bir balık bile avlayamamasına rağmen umudunu hiç yitirmeyişini ve her türlü zorluğa karşı nasıl mücadele ettiğini konu alıyor.
Başlarda biraz sakin olsa da ilerledikçe heyecan artıyor.
Santiago'nun günler sonra oltasına gelen balığı karaya çıkarma sürecini bir solukta okuyoruz.
Hatta belki, keşke herkeste onun sabrı ve dayanıklılığı olsa* diye düşünüp kişiliğine gıpta ediyoruz :)

Ernest Hemingway, Yaşlı Adam ve Deniz’i 1951′de Küba’da kaleme almış ve 1952′de yayınlanmış. 
Roman, yazarın hayatı boyunca yayınladığı en son büyük yapıtmış. 
Aynı zamanda da en çok tanınan eserlerinden biri. 
Yaşlı Adam ve Deniz, 1953′de Pulitzer ve 1954′de Nobel ödülleri almış.


Altı çizilen yer:


Denizi her zaman İspanyolların, sevgiyle adlandırdıkları la mar olarak düşünürdü.
Onu sevenler, kimi vakit kötü şeyler de söylerler ama yine de bir kadın olarak düşünürler. 
Ağlarının başına şamandıra koyan, köpekbalığı ciğeri fazla para ettiği zaman motorlu kayık alan genç balıkçılardan bazıları ondan, erkek olarak el mar diye söz eder. 
Onu bir rakip, bir yer, bir düşman olarak görürler. 
Yaşlı adam onu her zaman bir kadın, her zaman veren bir şey, ya da büyük yararlar sağlayan bir kaynak olarak düşünür ve eğer azıp etrafına kötülük saçacak olursa, bunu da iradesi dışında, doğası gereği olarak kabul ederdi. 
Mehtap bir kadını etkilediği denli onu da değiştirir, bambaşka yapardı.


Biraz araştırınca öğrendim ki, 
Kitapta Santiago’nun yakaladığı balık kılıç balığı olarak adlandırılırken, orjinalinde yelken balığıymış.Ve yelken balığının en çok dikkat çeken,önemli özelliği dünyadaki en hızlı balığı olmasıymış. Dünyadaki en hızlı balık olduğundan yakalanması çok zormuş. Bu yüzden yakalanmasını tesadüfe, şansa, ya da balığın hastalığına bağlarlarmış.
Şimdi yazınca her ne kadar önemsiz bir ayrıntı gibi görünse de kitabı okuyanlar önemini anlayacaktır.



Diğer öğrendiğim şey ise; 


Son derece koyu bir Katolik olan Hemingway kitabında İncil’den öğeleri işlemiştir. Örneğin hikâyenin son kısmında balıkçının sereni toplayıp sırtına vuruşu İsa’nın gerilmeden önce sırtında çarmıhı taşıyışını, sonra yüzükoyun kolları uzatıp avuç içleri yukarı şekilde derin bir uykuya dalışı da çarmıhtan indirilişten sonraki tabloyu anlatır.Hikâyenin baş kahramanının adı Santiago İspanyolca ‘da Aziz Yakup’a verilen isimdir ve çile çekişin sembolüdür.



Keyifli okumalar :) 

7 yorum:

  1. Malesef okumadım, ama yorumunu görünce okuyayım dedim, tşkler canım,keyifli okumalar.

    YanıtlaSil
  2. Tanıtım için teşekkürler,okuyacağım..

    YanıtlaSil
  3. hımm sevmiştim ben de bu kitabı hemingway sevilmez mii? lakin sonda hafiften bir hayal kırıklığı olmuştu böyle çabucak eve dönünce biraz üzülmüştüm :)

    YanıtlaSil
  4. Rica ederim arkadaşlar, siz de sağolun :)

    Serinus'cum evet sonu bana da biraz olumsuz gelmişti :)

    YanıtlaSil
  5. Bulur bulmaz hemen okuyacagım :)

    gorgeousofmyworld.blogspot.com

    YanıtlaSil


♥ Yorum yazan elleriniz dert görmesin, sevgiler :)