17 Eylül 2012 Pazartesi

Semspare / Elif Safak

Şemspare / Elif Şafak
Sayfa Sayısı : 252
Doğan Kitap




Elimden geçen son bir kaç kitabı beğenmeyince kendimi Elif Şafak'a verdim ve Şemspare'yi 1 günde bitirdim.
Kendime geldim :)


Firarperest gibi Habertürk gazetesi köşe yazılarının derlenmesinden oluşan kitap, yine bölüm bölüm ve insanı sıkmayan cinsten.
Bazı bölümlerde kadınlar, ilişkiler anlatılırken; bazılarında siyaset ve edebiyata değinilmiş.
Ayrıca yine M. K. Perker'in muhteşem illüstrasyonları mevcut.
Kapağın çalıntı olduğu iddaları var nette, ne derece doğru bilmiyorum. 
Nedense pek sorun da etmedim ama tabi olmasa daha iyiydi.

Neleri not aldım??

* Yazıların birinde bahsi geçen Furuğ Ferruhzad'ın yaşam hikayesinden çok etkilendim.

* Emile Zola'nın Germinal isimli kitabını oldukça merak ettim.

* 'El alem' böyle ayrı yazılırmış, öğrendim. Bitişik yazıldığını sanıyor, öyle kullanıyordum bunca senedir :/

* Cinnetin Tanıkları, Bir Atkı Hikayesi, Türkiye'de Yazar Olmak, Tuhaf Meyve en beğendiğim yazılar oldu.

* Özellikle Türkiye'de Yazar Olmak isimli yazısı Şafak'ı ağır eleştiren ( ya da suçlayan mı desek) kişilere mükemmel bir cevap / gönderme niteliğinde olmuş, sevdim.

* İlk cümleden çok hoşlandım, ikincisineyse sonuna kadar katıldım...


Hoşça bak zatına, hoşça bak cümle kainata... ( syf: 71)


Söylenenlerin bir önemi yoktur. Söyleyenin önemi vardır. ( Oscar Wilde, Syf : 126)





Arka Kapak


Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir... 
Güneş parçası...



Kararır gökyüzü bazen; 
kasvetli bulutlar kaplar semayı. 
Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir, 
içimizde birikir yalnızlık hissi. 
Nasıl özleriz güneşi o zaman,
griler içinde aradığımız 
bir tutam renk demeti.
Peri tozu gibi, inceden.



Gönülden yazılmış her roman, 
her hikâye, her kelime 
bir şemsparedir... 
Güneş parçası... 



Düşer omuzlarımıza, 
kar tanesi gibi usulca, 
yağmur gibi yıkar ruhumuzu, arındırır tozdan kirden tekdüzeliklerden...

4 yorum:

  1. Kesinlikle bir çırpıda okunacak bir kitap oldu, benim için de. Oldukça fazla şeyin altını çizmişim, şimdi bakıyorum da :) Benim de en sevdiğim yazısı, "Annelerimizin Gözünde Ne Zaman Büyürüz?" oldu hatta en mükemmeli :) Bu arada aynı ilk cümleyi sevmişiz.
    Sayfa 139 daki çizime de bayıldım.
    Ve "Tuhaf Meyve" gerçekten çok etkileyiciydi.
    Güney'de ağaçlar tuhaf bir meyve verir/ Yapraklarında kan, köklerinde kan/ Güney'in rüzgarlarında sallanır, siyah bedenler/ Tuhaf meyveler gibi...

    YanıtlaSil
  2. Evet o yazı da güzeldi :) Yer yer gülerek okumuştum :)

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar da güzel yazmıssın canım. Ben hic beceremem böyle uzun uzadıya kitaplardan bahsetmeyi. :(

    YanıtlaSil
  4. Çok sevdiğim kitap + yazar olunca böyle uzun yazılar ortaya çıkabiliyor :)
    Kimileri çok uzun yorumları okumuyor, sevmiyor ama sen okumuşsun ne mutlu bana <3

    YanıtlaSil


♥ Yorum yazan elleriniz dert görmesin, sevgiler :)

© 2011 kontesce, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena