31 Ağustos 2012 Cuma

Flormar Duo 2 x Chrome DC05

Merhabalar :)
China Glaze'in yeni çıkardığı koleksiyonlardan biri olan Bohemian koleksiyonunu şurada tanıtmıştım.
Flormar da yakın zamanda bir kaç rengi Bohemian koleksiyonuna benzeyen bir seri çıkardı.
Duo 2x Chrome serisi...
Seride ilgimi çeken ilk ve tek renk DC05 oldu. 
Kendisi China Glaze Unpredictable' ın dupesi.
Unpredictable 20 tl,  DC05 ise 5 tl olunca;  'Bu sıradışı renk tenime nasıl olacak bilinmez.' diyerek tercihimi uygun fiyattaki alternatifinden yana kullandım. 


Ojemiz altın sarısı, yeşil ve mavi geçişlere sahip.
Türevleri gibi yoğun güneş ışığı altında güzelliğini göremiyoruz.


Gölgeli alanda ise büyüleyici güzelliği ortaya çıkıyor.



Tırnaklarımda iki kat var.
Kıvamı oldukça güzel.



Sevmediğim tek şey fırça izinin kalması oldu ama bu durum China Glaze'de de var sanırım.

( Denemedim ama swatchlarda öyle gözlemledim.)

Top Coat sürsem de bu sorunu ortadan kaldıramadım.






Flormar bu işin üstesinden kesinlikle çok iyi gelmiş.
Yalnız fotoğraflarda da görmüşsünüzdür ojenin kapağı çekim sırasında garip bir hale dönüştü.
Üst kaplaması soyuldu.
Benim için önemsiz bir ayrıntı ama olmasaydı daha süper olurdu.
Yine de China Glaze Unpredictable merakımı kesinlikle giderdi.
Zaten çok sık kullanacağım bir renk değil, Flormar DC05 bana yetecek :)


Sevgilerimle :)





yeni kitaplar

Hediyeler ve D&R kampanyası derken yine bir sürü kitap doldu ortalık :)
Hepsini bir an önce okumak istiyorum! 
Fakat elimin hep önceden okuduklarıma gittiği şu dönemde, nasıl olacak bilemiyorum...



Meşhur Can Yayınları kampanyasını duymayan kalmamıştır.
Bir çok blogger arkadaş edindi bu güzel kitaplardan ve yorumladılar bile...
Ben biraz geç kaldım ama olsun :)
İçlerinden henüz sadece Gölge Hırsızı'nı okudum. 
( Yorumum burada )
Hac, şuan okunuyor.
Yetenekli Bay Ripley ise gittiğim ilk sinema filmi olduğundan benim için önemli 


Uzun veda D&R'ın sitesinde çok kere gözüme çarpan, aynı konulu farklı bir kitaptan çok etkilendiğim için uzun süredir ilgimi çeken bir kitaptı.
 Sonunda aldım :)



Çeşitli etkinliklerden gelen kitaplar da bu şekilde...
İçlerinden tabiki en çok Şemspare'ye sevindim 





30 Ağustos 2012 Perşembe

Her Sey Senin icin / Jane Green

Her Şey Senin İçin / Jane Green
Sayfa Sayısı : 264
Kelebek Yayınları



Lise dönemimde her hafta düzenli olarak D&R'a gider, bir kitap seçer, o hafta onu bitirir, sonra gider bir yenisini alırdım.
Bu düzenli okuma alışkanlığıma rağmen, kitap seçimlerim bilinçsiz ve araştırmasız olurdu ne yazık ki.
Her şey senin için de benim o zamanlarımdan kalma kitaplarımdan bir tanesi... 
Tasha isimli bir bayanın kendi aşk hayatını anlatmasını konu alıyor.
Anlatıcı kendisi ve bunu bizimle konuşurmuş gibi 'Sana bunları anlatıyorum ama henüz sana güvenebileceğimden emin değilim sayın okuyucu' şeklinde yapıyor. 
Anlatımın bu samimi hali konu içeriği ile birleşince kendinizi en iyi arkadaşınızla ilişkiler hakkında dedikodu yapıyormuş gibi hissediyorsunuz.



''Bir erkek evlenmeye hazır değilim diyorsa demek istediği seninle evlenmeye hazır olmayışıdır...''


Kitap; Tasha'nın morali yerindeyken eğlenceli, bunalımlı olduğunda ise psikolojik konulara, 'neden ben' sorularına değinen bir hal alıyor.
Ben sevdim, çabuk ilerledi.
Bununla birlikte; 30'lu yaşlarında, Londra'da yaşayan, partilerde takılan ve hayatının aşkını arayan bir bayanın hayatı denilince işin içine cinsellik de girmiş.
Her ne kadar kapakta filan belirtilmese de kitaba bi +18 uyarısı yapılmalı diye düşünüyorum.
En azından ben bu uyarıyı yapıyorum.

Çiklit tarzı bir şeyler arıyorsanız, okuyun derim :)
Kişiye bir şey katmıyor ama eğlenceli...





Arka Kapak 

Bu kitap en iyi dostunuz hakkında ya da sevgiliniz. Ya da sizin hakkınızda.Bekar ve hala bir erkek arayan Tasha'nın mı? Yoksa tutkusuz yapamayan Andy'nin mi?Uzun süredir bir domuzla birlikte olan Mel'in, ya da ruh ikizinin evlilik teklif etmesini sabırla bekleyen Emma'nın mı?Yakışıklı ve kendine sırılsıklam aşık bir Andrew ya da bağlanma alerjisi olan, sadakatsiz Simon'ın mı?Belki de, yakışıklı, komik, sevecen ama seksi olmayacak kadar iyi olan birinin hakkında mı?Bu dostların mutluluk ve doğru aşk arayışlarını eğlenceli, dürüst, bazen de hüzünlü ama daima doğruları sergileyen her şey senin için'de bulacaksınız...




29 Ağustos 2012 Çarşamba

P2 notice me

Turuncu benim için zor bir renk.
Yıllarca nefret ettim, son 2 senedir ılımlıyım kendisine karşı :)
Fakat hala tehlikeli çünkü bazı tonları temine hiç yakışmıyor.
P2 notice me, beğendiğim ve tenime yakıştırdığım nadir turunculardan.


Kuruması öyle süper hızlı değil.
Zaten tahminimce orta şeker bir marka kendisi
Ama kıvamı güzel.
2 katta pürüzsüz ve tam opak görünüme kolayca kavuştum.






 Ayaktaki duruşu da bonus olsun! :)


Sevgilerle...




yeni ojeler

Merhaba!
Son zamanlarda aldığım ojeleri toplu bir gösterim yapayım dedim :)


Mavala ve Sephora markalarını ilk kez deneyeceğim.
Umarım memnun kalırım.
Barielle, bundan 1,5 ay kadar önce kazandığım bir çekilişten geldi...
Flormar'ın son serisinden aldığım ojeyse şuan en çok merak ettiklerimden :)

Gölge Hırsızı / Marc Levy

Gölge Hırsızı / Marc Levy
Sayfa Sayısı : 216
Can Yayınları



Gölge Hırsızı, D&R'ın Can Yayınları ile yaptığı kampanyadan aldığım kitaplardan bir tanesiydi.
Gölgelerle konuşabilen bir çocuk başta oldukça ilgi çekiciydi.
Öyle ki ilk bölümü (baş karakterin çocukluk yıllarını) bir solukta okudum.
Ama gençlik hayatını anlattığı ikinci bölümde aşırı sıkıldım.
Kitaptaki dram hali beni boğdu.
Buna ek olarak baş karakterin çocukluk yıllarında kurduğu cümleler (özellikle babasına yazdığı mektup) hiç çocuk gibi değil. 
Bir yetişkin yazıyormuş gibi.
Hal böyle olunca çocukluk / yetişkinlik dönemi arasındaki geçiş bana pek yansımadı. 
Ayrıca gariptir ki baş karakterin ismi yok.
Şaşırtıcı bir sonu olur diye bekledim ama o da olmadı.
Konu, gölgelerle konuşmaktan & onları aşırmaktan çok uzaklaştı ve baş karakterin yaşadıklarına & içsel düşüncelerine daldı.
Giriş oldukça ilgi çekici ve sürükleyiciyken devam ve bitiriş ne yazık ki sönüktü.
Pek sevmedim...
Okumasam da olurmuş.



Arka Kapak


“Sen benim gölge hırsızımsın; nerede olursan ol, seni bulacağım.”

Babası tarafından terk edilmiş, çocukluğu boyunca annesiyle birlikte sıradan bir kasabada yaşayan kahramanımızın özel bir yeteneği vardır: Peşine gölgeler takılır, ona hep bir şeyler fısıldar...

Yıllar geçmiş, bahçesindeki kestane ağaçlarının altında oturduğu okulunu, babasıyla annesinin birbirlerini sevdikleri zamandan kalma o soluk fotoğrafları ardında bırakarak yeni bir hayata başlamıştır. Ne var ki tekdüze hayatı ve bir türlü ismini koyamadığı ilişkisiyle içindeki özlemi dindirememekte, ona fısıldayıp duran gölgelerden bir türlü kurtulamamaktadır.

Bir kıyı kasabasına yolunun düştüğü bir gün, hüzün dolu geçmişinin, peşini bırakmayan gölgelerin sırrı yavaş yavaş çözülmeye başlar. Yıllar önce geldiği bu kumsalda, gölgelerinin birbirine karıştığı ilk aşkının izini bulacak ve onun peşine takılacaktır.

Belki de, bir sandığın içine sakladıkları o uçurtmayı yerinden çıkarmanın zamanı gelmiştir artık... 

"Gölge Hırsızı", ardımızda bırakamadığımız anları, anıları ve aşkları anlatıyor. Yani peşimize takılan, kurtulamadığımız gölgeleri...

28 Ağustos 2012 Salı

Ben 44 Yasındayım, Oglum 53 / Stella Molinas Trevez

Ben 44 Yaşındayım, Oğlum 53 / Stella Molinas Trevez
Sayfa Sayısı : 214
Remzi Kitabevi




Doğaüstü olaylara ve açıklanamayan gizemli durumlara ezelden beri özel bir ilgisi olan ben; bu kitaba da ismi yüzünden vurulmuştum.
Hemen almış, aynı gün de okumaya başlamıştım.
Yalnız sayfalar ilerledikçe korktum.
İlk defa bir kitaptan korkmuştum. 
Kitapta söz konusu olan evde garip olaylar adı altında bir çok şey yaşanıyor, eşyalar kayboluyordu.
Üstelik de yazarın kendi hayatından bir kesit anlattığını öğrenince temelli korkup yarım bırakmıştım.
Aradan aylar geçti, belki de 1 sene, emin değilim.
Kitabı hem merak ediyor hem de okuyamıyordum.
Bu durum sinir bozucuydu biraz.
Sonra nette araştırdım ve baktım ki asıl mesele çok farklı bir şeymiş! 
Reenkarnasyon...
Hal böyle olunca yeniden aldım elime ve 1 günde bitirdim :)
Oldukça heyecanlı ve akıcı bir kitaptı.
Yaşanmış olması da heyecanına heyecan katıyor.
Farklı bir kitap istiyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum :)




Arka Kapak


Üç dile çevrilerek beş ülkede okurlarla buluştu!

Doğaüstü ama gerçek bir hayat hikâyesi…

O, hiç akla gelmeyen bir gücün tehdidiyle karşı karşıya 

buldu kendini. Evde, önceleri birer tesadüf olarak görülen 
garip olaylar, zamanla tüm aileyi etkileyen bir kâbusa dönüşmüştü. 
Bu kâbustan uyanmanın tek yolu ise, 

altında yatan gizemli nedeni bir an önce bulup ortaya çıkarmaktı…


Stella M. Trevez ve ailesinin başından 

geçen doğaüstü, esrarengiz olaylarla dolu gerçek 


hayat hikayesini okurken, kimi zaman ürperecek, kimi 

zaman duygulanacak, kimi zaman da dehşete 

kapılacaksınız.

25 Ağustos 2012 Cumartesi

bir dolu cekilis

Mavi umut'tan güzel bir kitap çekilişi : TIK
İzlenimlerin Derinliği'nden kitap çekilişi için :TIK
Arkası Yarın çekiliş için : TIK ve TIK
Kırmızı Kiraz'ın çekilişi için : TIK
Fiyufit'in çekilişi için : TIK
Chedeliko'dan güzel bir elbise için : TIK
Melvin'den bir çanta için : TIK
Vanilya yağmurundan hediye paketi için : TIK
Bensu hanımdan makyaj çantası : TIK







 

Ben Ölmeden bloğunun çekilişi için :  TIK 


Komirra'nın çekilişi için : TIK
Enfes kurabiyeler için : TIK
Beauty n fashionlove hediyeleri için : TIK
Missipisi'nin çekilişi için TIK






16 Ağustos 2012 Perşembe

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Toplandık, gidiyoruz..


Şükürler olsun ki 2012 yaz tatilimin 2. bölümü geldi çattı.
Renkli, pullu bebeklerimle toplandık gidiyoruz.
Karede kitap yok çünkü gittiğim yerde bir başka kitaplığım var  beni bekleyen :)

Güncellik konusunda söz veremiyorum ama bol bol yazı stoklayacağımdan emin olabilirsiniz.
Unutulmamak dileğiyle.
Görüşürüz.

Okumuyoruz çünkü...




Ephesus Yayınları'nın facebook sayfasından 'acı ama gerçek' örnekleri... 

Okumuyoruz çünkü...

1-Anamızın karnından her şeyi bilerek çıktığımız için...
2-Atalarımıza layık olmaya çalışıyoruz. Onlar da okumazlardı.
3-Çok zeki olduğumuz için okumaya gerek duymuyoruz.
4-Okumuşluk genellikle pek bir işe yaramıyor.
5-Onları yazanların daha iyi yaşamadıklarını bildiğimizden ötürü...
6-Paranın yolu kitaptan geçmediğinden...
7- !!!???.......
8-Sıkıcı geliyor...
9-Birinin yazdığı ötekini tutmuyor.
10-Okul çoktan bitti yine mi okuyacağız?
11-Kim okuyor ki?
12-Yolunu bulan okumadan da pekala buluyor...
13-Zaman yok!
14-Ölümlü dünyada o kadar kafa patlatmaya değmez.
15-Okuyan züppelik etmek için okuyor, boş ver...
16-Zavallı kardeşimin başına ne geldiyse hep okumaktan geldi...
17-Hepsinin yazdığı yalan...
18-Kitap insanin kafasını bozuyor...
19-Delikanlılığı bilmek yeter, gerisi fasarya...
20-Okumuşları görüyoruz çoğu borç içinde...
21-Mangır yoksa okumuşsun ne olacak?
22-Bakkalla fırıncı kaç kitap okuduğunu sormuyor...
24-Ne var ki okumaya değecek?
25-Katını alıp, arabanı altına çektikten sonra okusan ne yazar okumasan ne yazar?
26-Gazete okurken bile uykum geliyor.
27-Okursak başımız göğe mi erecek?
29-Diplomayı alır almaz hepsini yakacaksan kitapların...
30-Karı dırdırıyla çocuk zırzırından vakit kalmıyor...
31-Ne okuyacağımızı bilmiyoruz ki...
32-Bizim bi ahbap vardı okumaktan kafayı yedi...
33-Hayat bizim canımıza okurken, canımız okumayı nerden çekecek?
34-Kirayı düşünmekten, ne okumaya kalksam bir türlü kafama girmiyor...
35-Televizyon yetiyor bize...
36-Evde oturup kitap inekleyeceğimize, gider kahvede pinekleriz daha iyi...
37-Hepsi ahlaka mugayir şeyler aslında...
38-Kitap insanın beynini sulandırır be...
39-Kaç okumuşu cebimizden çıkarırız evelallah...
40-Okuyarak su-elektrik paralarını ve bakkala borçları ödeyemem...
41-Bu maddelerin de tamamını okumadığınızdan eminim :)

Yanılmak Güzeldir / Wendelin Van Draanen ( Kitap + Film )

Yanılmak Güzeldir / Wendelin Van Draanen
Sayfa Sayısı : 302 
Optimum Kitap

Yanılmak güzeldir benim çok çok sevdiğim, herkese tavsiye ettiğim, hemen hemen 10 kere izlediğim bir filmin kitabı.

Flipped'in...
Haliyle hemen okudum bitirdim :)
Puntosu da büyük olunca hiç yormadı, sular seller gibi ilerledi elimde.
Bir kaç minik ayrıntı dışında( Bu ayrıntıları aşağıda belirteceğim.) filmi ile arasında hiç fark yok.
Evet yanlış duymadınız, filmi ile kitabı %95 aynı!
Özellikle konuşmalar o kadar aynı ki bir ara şüphelendim, acaba senaryoyu mu kitap haline getirmişler* dedim ama böyle bir şey tabiki yokmuş. 
Film ile kitabın tarihleri arasında uçurum var.

Konusundan biraz bahsedecek olursak, kitap Julianna ve Bryce'ı anlatıyor.
Ve çift anlatıcılı.

Yani olayları hem Juli'den hem de Bryce'dan dinliyorsunuz :)
Kitap bu yönüyle hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığına hoş bir gönderme yapıyor.
Dili oldukça akıcı.
Olayları filminden dolayı ezbere bildiğim halde asla sıkılmadım.
Bir kaç yerde yazım hataları vardı.
Örneğin; abi denmiş hep.
Doğrusunun ağabey olduğunu düşünüyorum.
Ek olarak bir kaç yerde tırnak işareti içindeki cümlelere küçük harf ile başlanmış.
Ama bunlar kesinlikle kitabı okumama engel olmadı.
Zaten dediğim gibi o kadar çok seviyorum ki bu eseri, her sayfada hata olsa yine de okurdum :)

Arka Kapak

Yanılmak Güzeldir, iki anlatıcılı bir aşk romanıdır. Julie, Bryce'ı ilk gördüğünde ona tutulur. Bryce, Julie'yi ilk gördüğündeyse ondan kaçar. Bu olay ikinci sınıftayken olur ama yedinci sınıfa gelene kadar pek fazla bir şey değişmeyecektir.
Julie der ki; "Benim Bryce'ım. Hâlâ ona verdiğim ilk öpücüğümle dolaşıyor."
Bryce der ki; "Stratejik olarak ondan kaçınmaya ve sosyal olarak huzursuzluk duymaya başlayalı altı yıl oluyor."
Ancak sekizinci sınıfa geldiklerinde her şey alt üst olur. Bryce, Julie'nin göründüğünden daha karmaşık biri olduğunu düşünmeye başlarken, Julie de Bryce'ın göründüğü gibi biri olmadığını düşünmeye başlayacaktır.
Bu iki gencin parlayan her şeyin altın olmadığını anlamayı başarıp bir araya nasıl gelecekleri konusu, ortaya komik ve dokunaklı bir aşk romanı çıkarıyor.
"Bu olağanüstü kitaba, gözü pek kahramanı Julie'ye ve harikulade sonuna hayran olduk." 
Chicago Tribune
''Nefis! Harika! Ve tam gençlere göre." 
BookPage
"Karizmatik önde gelen genç kız karakterleri, iki anlatıcı arasındaki merak uyandıran dinamiği ve yankı yapan sonuyla bu romanın bütünü parçalarından bir hayli üstün." 
Publishers Weekly, Starred
"Çok güzel, neşeli bir roman."
Library Talk


Biraz da filmine değinelim;

Flipped 
IMDB : 7.6






Türkçeye 'İlk Aşk' olarak çevrilen film 2010 yapımı.
Yine kitabında olduğu gibi olayları hem Juli hem de Bryce cephesinden izliyoruz.
Juli karakterinin iç güzelliğine ve maneviyata verdiği önemi Madeline Carroll çok iyi canlandırmış.
Bryce rolündeki Callan Mcauliffe'ın şaşkın bakışlarıysa cuk oturmuş :)



Juli'nin küçüklüğünü canlandıran Morgan Lily ise çok şeker bence :)


Kitapla olan farklılıklara gelirsek;

UYARI!

BU BÖLÜM KİTAP VE FİLM İÇERİĞİ HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ İÇERMEKTEDİR.

- Bir kaç diyalog kitabına kıyasla farklı karakterler arasında geçiyor.

- Baker ailesinin Loski ailesine yemeğe gittiği gece Juli'nin ağabeylerinin üzerindeki kıyafetler kitapta farklı , filmde farklı.

- Bryce'ın dedesi Chat kitapta fiziki özellikleri bakımından daha farklı tasvir edilmiş.

- Kitapta Juli'nin Bryce'ın evinde zaman zaman dolandığından söz ediliyor, ama filmde böyle bir şey yok.

- Kitapta; Juli ve babasının David'i ziyarete gittiği bölümde, bakım merkezinde başka karakterler de var. Filmde yok.

- Açık arttırmada Bryce'ı kitapta 2 kişi alırken, filmde 1 kişi alıyor. Haliyle kitapta çok amaçlı salonda yemek yenilirken edilen kız kavgası filmde yok. 

- Yine çok amaçlı salonda yemek yenilirken, filmdeki Julie Bryce'ın davranışından dolayı bozulup eve giderken, kitapta yemeğine devam ediyor ve gün bitince eve dönüyor. 

- Ve belki de en önemli fark : Kitapta Bryce'ın gözlerinin mavi, saçlarınınsa koyu renk olduğu söyleniyor bir kaç yerde...
Filmdeyse sarışın ve kahverengi gözlü :)

*UYARI SONU*

Tavsiye ettiğim herkesin hoşuna giden bu filmi de kitabını da çok seveceksiniz...
 :)











7 Ağustos 2012 Salı

China Glaze 3d Fantasy


Merhabalar :)


3d Fantasy, China Glaze'in Tronica Koleksiyonunun bir üyesi.





Gün ışığında;



Güneş ışığında;





Yapısı OMG koleksiyonundaki holografik ojeler gibi. 
Hızlıca kuruyor ve çıkarırken de asetonlu pamuk resmen yağ gibi kayıyor tırnağınızdan.
Fakat duruşu (özellikle güneş ışığındaki duruşu) onlar gibi renk geçişleri değil de daha çok derinlik barındırıyor. 

( OMG koleksiyonundakiler nasıl duruyordu ki diyenler şu yazılarıma bir göz atabilirler; TIK ve TIK )

Diğer China Glaze'lere göre extra daha hızlı kuruyan bu oje özellikle zaman darlığım olduğunda elimin en çok gittiği güzelliklerden biri oluyor.

Sevgilerle :)










Piraye / Canan Tan

Piraye / Canan Tan
Sayfa Sayısı : 432
Altın Kitaplar




Piraye, benim okuduğum ilk ve tek Canan Tan romanı.
Şiddetli tavsiye üzerine, ödünç alıp okumuştum.
Buna rağmen bir vakit masamda beklemişti.
Nedendir bilinmez aşk romanlarına pek düşkün değilim, anca böyle içimin çekmesi gerekiyor.
Doğru bir an gerekiyor onları okumam için.
Neyse :)
Kitap, bir *neyi savunurdum ne oldum* örneği...
Dili gayet akıcı.
Hatta bugüne kadar okuduğum en sürükleyici romandı diyebilirim.
Kendisini restaurantta siparişimi beklerken bile elimden düşürmedim :)
Dikkatimi çeken tek olumsuzluk, Piraye'nin Haşim'e olan aşkı.
Aşk denmesi ne derece doğru olur bilemiyorum gerçi.
Sevgi mi desem, ilgi mi desem, bağlılık mı desem...
Hayalindeki portreye hiç bir şekilde uymayan bu adamla neden bir hayat geçiriyor, anlayamadım.
Bunun dışında işin Haşim cephesi ve romanın sonu çok etkileyiciydi.
Tavsiye ederim ki zaten bilemiyorum okumayan kalmış mıdır :)








Arka Kapak


Okudukça, dizelerin anısına dalıp kendimden geçtikçe, tehlikeli bir biçimde özdeşleşiyordum Piraye'yle.
Tiyatro sahnemde, bundan sonraki rolüm belliydi artık. Nâzım Hikmet'in Piraye'si rolünü oynamak...
Peki bana eşlik edecek oyuncu kim olacaktı?
Bunu düşünmek bile anlamsızdı; karşımda Sazım vardı ya...
Şiir Yüzlü Piraye... kendi yazdığı senaryolarda yaşıyor.
... Kim olursa olsun; evleneceğim insan, benim varlığımı yok sayarak bir başkasıyla beraberlik yaşayacak ve ben buna seryirci kalacağım ha...
Yazgıymış! İnanmıyorum yazgıya falan... Onu yaratan da, şekillendiren de bizleriz. Benim yazgım kendi çizeceğim yoldur! O yolda beraber yürümeyi kabullendiğim insanı da kimseyle paylaşamam ben...
Yazgıya bile kafa tutacak kadar yürekli... Özgürlüğe âşık!
Ancak, başkaları tarafından yerinden oynatılan kilometre taşlarının, gene başkalarınca gelişigüzel dizilmesiyle önüne serilen yolda yürümeye mecbur bırakılınca... İşler değişiyor.
... Hiç hayıflanma, o şiirsellikten uzak düştün diye. Gözlerini aç ve o günlerde göremediğin gerçeği gör artık...
Nâzım da o sevda yüklü dizelerini eliyle bir kenara itip, daha sıcak bulduğu kollara koşmamış mıydı?
Haşim'in yaptığı, onunkinden çok mu farklı?
... Kendince tanrılaştırdığın, tapınmaktan gurur duyduğun putların, gerçekte basit birer taş parçası olduğunu ne zaman kavrayacaksın?
Ama. gönlün gerilerde bir noktaya takılı kaldıysa eğer, sevinebileceğin bir gerçeklik duruyor orada.
İşte şimdi, Nâzım'm kızıl saçlı Piraye 'siyle tam olarak özdeşleştin.
Kutlu olsun.
Fırtına gibi bir yaşam öyküsünün başoyuncusu oluveriyor Piraye...