1 Haziran 2012 Cuma

Yaprak Dökümü / Reşat Nuri Güntekin

Yaprak Dökümü / Reşat Nuri Güntekin
Yayınevi : İnkılap Kitabevi

Türk klasiklerinden okuduğum ilk roman Yaprak Dökümü. Evet evet çok büyük bir ayıp, çok büyük bi geç kalmışlık biliyorum ama içlerinde yer alan eski kelimeler bana hep fenalık getiriyordu.Sonunda 'Bu böyle olmaz.' dedim. Madem okumayı çok seviyorsun, bunlardan da okumalısın! :) Hemen kütüphaneye koştum ve  kendimi zorlamadan okuyabileceğim klasiklerimizden birini seçtim. Bu seçimde dizisinin büyük çoğunluğunu izlemiş olmam da söz konusu olabilir.



'Parasız namus nihayet ki bir iki göbek dayanır...'


(Kitabı anlatan en iyi cümle buydu. Herşeyi tek bir cümle ile açıklıyor.)

Yolsuzluğu, şerefsizliği, namussuzluğu asla gözardı edemeyen bir baba; Ali Rıza Bey. Ve hayatının, en kıymetlilerinin günden güne bu çirkin durumlara batışları... Diziden az çok biliyoruz neler olduğunu ama tabiki kitapta farklı olan şeyler vardı. Hayriye hanım kitapta daha sert bir kişilik. Hatta cadolozun teki. Fikret ile Ali Rıza Bey'in ilişkisi daha mesafeli... Leyla ve Necla yine şımarık, havalı fertleri ailenin. Ferhunde kitapta o kadar aktif değil, bir dönem hayatlarına girip etkili oluyor, sonra gidiyor. Ferhunde'nin alakadar olduğu garip insanlar + Ceyda vs'ler kitapta yok. Şevket babasına en yakın kişi evdeki... Onun dışında Ali Rıza Bey'e kimse saygı göstermiyor kimse onu umursamıyor. Ve kitap boyunca onun kendi doğruları ile yaşam şartları arasındaki sıkışmışlığını okuyor, hüzünleniyoruz.

Olayların gerçekleşme sırası kitapta daha farklı olsa da dizi kesinlikle aslına %80 bağlı kalmış. Araları süslese de can alıcı kısımlar birebir aktarılmış. Anlatım oldukça resmi (malumunuz eski kelimeler bolca mevcut) ama özellikle Ali Rıza Bey'in zor durumlarını çok iyi hissettiriyor. Kendisinin kişiliğinden çok etkilendim. Böyle insanlar gerçekten var mı dünyada, merak ettim.
Bir de dikkatimi çeken bir kısım oldu, belki bir hata ya da elimdeki bir özet kitaptı bilemiyorum ama kitapta bir süre hatası var.
Tek kusuru buydu.


En sevdiğim kısımlardan biri;

''Anlaşılan çocuklarla fincan takımları arasında pek fark yoktu. Kırıla kırıla tek bir tane kaldıkları gibi işe yaramaz oluyorlar, bir köşeye atılıyorlardı...'' 

(Döküm sonunda evde kalan tek evlat olan Ayşe için söyleniyor.)


Ve bir 'ayrıntılar güzeldir' fotoğrafı :) 
İyi okumalar!



4 yorum:

  1. Şimdi hem kitaba bakıp hemde diziye bakınca dizinin senaryo yazarları bayaa abartmış :) ama yine de aynı ki şekilde aktarmışlarsa tebrik etmek lazımm :) Bende okumak çok isterim eski yazılara nedense bir merakım var :) yorum ve resimler çok güzel ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim kuzum, senind e yorumuna sağlık <3 :)

      dizi fazlaca atraksiyonlu evet, reyting endişesinden olsa gerek :p

      eski kelimeleri seviyorsan, kaçırma derim

      Sil
  2. Rica ederimm :) Ben Aşk-ı memnu kitabını okumuştum başta zor olmuş olsada sonrasında alıştımm ve çok iyidi :)) onuda ben sana tavsiye ederimm canımm ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onu elime aldımdı ama sayfası çok diye korktum :D
      sonra netten e-book'unu edindim,ordan okuyacağım inş

      Sil


♥ Yorum yazan elleriniz dert görmesin, sevgiler :)

© 2011 kontesce, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena